Gerçekleştiği esnada bayağı, ulvi, komik yahut üzücü olmayan herhangi bir şey üzücü, komik, ulvi ya da bayağı olabilir anlatıldığında, dünya hikâye anlatıcılarına, dinleyicilerine ve yer yer o hikâyenin tesir ettiklerine bağlıdır zira.
Ketumluk, gizem ve gölge şaşmaz bir hafıza gerektirir, hatırlamak gerekir kimin ne bildiğini ve kimin ne bilmediğini, kimden neyi saklamak lazım geldiğini, kimin haberdar olduğunu her tür başarısızlıktan ve atılan her zehirli adımdan, yapılan her hatadan, her teşebbüsten ve her kaygından, zamanın karanlık sırtından.
Ölüler yitirirler yaşlarını ve dönüşürler böylece aramızdaki en genç kişiye, biz yaşamaya ve onları hatırlamaya devam edenler uzun süre daha kalırsak şayet bu diyarlarda.