Shakespeare'in sonelerinden birini düşünmenin, zihninde özgür olduğun bir anı aramanın ve bulamamanın bir önemi yok. Bir önemi yok beynin ve referanslarının, yansımalarının, sembollerinin ve arzunun. Önemli olan ne yaptığın, nereye gittiğin, hareket edip etmediğin.
Ne var ki yaşayanın ölüden farkının kalmadığı bir an gelecek işte. Hayatta olmak ve olmamak arasındaki, yol kenarında öğle uykusuna yatmış yahut daha biraz önce bir aracın altında kalmış birinin yanından geçen bir kamyon şoförünün neredeyse ayırdına bile varmayacağı, o belli belirsiz fark.