Her şey kendi sonuna doğru ilerler ve kaybolup gider, pek az şey bir iz bırakır ardında, hele de tekrarlanmıyorsa, hele de sadece bir kez yaşanıyor ve bir daha asla yinelenmiyorsa.
Bilinçsizce karar vermek, bilinçsizce hareket etmek zorunda olmak ve böylece sonrasında yaşanacakları öngörmek; işte bu en büyük ve en yaygın talihsizliktir, genellikle önemsiz gibi yapılan fakat her gün, herkes tarafından illa yaşanan bir talihsizliktir bu: olacakları öngörmek.
İnsan, yabani hayvanlarınkinden üstün görünen duyarlılıklarıyla neden böbürlenir ki! Bu onu olsa olsa daha aciz bir varlık yapar. Dürtülerimiz açlık, susuzluk ve arzuyla sınırlı kalsaydı, az çok özgür olabilirdik. Oysa esen her rüzgar, rasgele bir sözcük ya da o sözcüğün çağrıştırdığı bir imge bizi duygulandırır.