Frankenstein

Mary Shelley
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Pandora, evrim, pedofili: clickbait
9/10
·300 syf.·
2020 41. kitabı
Kutu kutu pense elmamı yerse Arkadaşım Pandora, o kutuyu açma! Pandora mı? Yunan mitologyasında Zeus’un dünya üzerinde yarattığı ilk kadın ne alaka? 1818 yılında basılışından günümüze kadar filmler, çizgi filmler ve çizgi romanlar gibi birçok sektöre uyarlanmış olan Frankenstein, her adaptasyonda onu Shelley’nin Frankenstein’ı yapan bir özelliğini bu yolda feda etmiş -ettirilmiş. İlk akla gelen ve aslına bakarsanız kimlik açısından en önemlisi olan bence isim yanılgısı. “Daemon (kötü ruhlu, iblis)” veya “creature (yaratık)” isimlerinden daha çekici gelmiş olmalı ki aslında bu yaratığa yaşam veren doktor olan Victor Frankenstein’ın ismi atanmış kendisine. Ona eklenen bir diğer imaj ise yeşilimsi bir cani oluşu ki kitapta yaratıldığı ilk bölümde tasvirde bulunulurken sarı olduğu ve derisinin altından damarlarının görüldüğü şu şekilde belirtilmiş: “Uzuvları orantılıydı ve yüzünü oluşturacak parçaları güzellerinden seçmiştim. Güzel! Ulu Tanrım! Sarı cildinin altından kasları ve damarları görünüyordu. Parlak siyah saçları gürdü, dişleri inci beyazıydı ama bu gür ve sağlıklı kısımlar, boz yuvalarıyla neredeyse aynı renkteki sulu gözleri, pörsük yüzü ve kıvrımsız kara dudaklarıyla olsa olsa daha da iğrenç bir zıtlık yaratıyordu.” (İletişim Yayınları, sf. 85) Pandora’dan sonra hiç beklemeyeceğiniz bir konuya daha değineceğim: evrim! Evrime dair hayatında bir tane bile olsa makale ya da kitap okumuş olan insan doğal seçilimi ve onun olmasındaki asıl sebep olan canlıların kendi genlerini diğer jenerasyonlara aktarmak için bir yarış içerisinde olduğunu bilir. Hatta bir kitapta okuyup çok ilginç bulduğum bir şeyi eklemek istiyorum buraya, çiftleştikten sonra eşini yiyen dişi türleri bilirsiniz [araknofobikler düşünülmüştür]. Daha çiftleşme sırasında kendisini yemesine teşvik
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
Frankenstein/Mary Shelley
7/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 22:00
Frankenstein(Victor Frankenstein aslında Dr'un ismi) ve canavar.Kimine göre Tanrı ve şeytanı,kimine göre kör hırs'ı,kimine göre bencilliği, kimine göre sevgisizliği temsil eden fantastik kurgu.Bence;-Tanrı ve şeytan-seçneği dışında diğerlerinin hepsi.Kitap baştan sona imkânsız olduğunu bildiğimiz halde tamamen kasvet duygusunu her an hissettiren üslûbundan dolayı başarılı. Aslında ise; insanoğlunun hırsının,egosunun nerelere kadar gidebileceği ki bu konuda şeytandan bile öte nefs kötülüğünün sonucunu korkunç bir şekilde gözler önüne seriyor.Ayrıca sevgisizliğin,bir insanın sorumluluğundaki insana karşı kör ve sağır oluşunun (ki; Kur'an da da insanları birbirlerine faydalı olsun diye 'kiminizi kiminizden üstün kıldık' der) sonuçları çok net hissettirebildiği için daha çok fantastik kurgu ya da gerilim dışında insanın nasıl insan olamadığı bakış açısıyla okunduğunda ise bambaşka bir seviyeye götürüyor yazarı..
1000Kitap
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
Düşlerine hayran olduğum kadın, Mary Shelley ve ütopyası
10/10
·300 syf.··
2025 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2025 00:00
Canavar yaratılmadan önce kendisine sorulmadan yaratıldığı düşüncesi tıpkı insanın da dinlerle bağdaştırılan Tanrı ve insan ilişkisini andırmaktadır. Shelley’nin romantik bakış açısıyla süslenen olay örgüsü farklı noktalara dönemin tadıyla değinmekte ve fantastik bir bakış açısı sunmaktadır. Doktor Victor’un bilime olan ilgisinin çevresi tarafından küçümsenmesiyle başlayan süreç onun isteğini köreltmemiştir aksine daha da meraklı bir kişi haline getirmiştir. Canavarı yaratırken etraftan topladığı parçalardan iğrenmesi, mezarlıkları gezmesi ve uzun süre bu işle meşgul olması onun ruh halini bozmaya başlayan ana etken oluyor. Canavar yaşam bulduktan sonra ondan ürperen Victor odasını terk ederek oradan kaçar ve geri döndüğünde ise canavar bilinmezliğe karışmıştır. En garip yön Victor’un onun parçalarını toplarken korkması değil de onun can bulması ile korkusunun gün yüzüne çıkması olmuştur. Canavar uzun bir süre tek başına konuşmayı öğrenir, insanca duyguları anlar, avlanır ve kitaplardan dünyanın ne olduğunu çözmeye çalışarak düşünmenin ne demek olduğunu kavrar. Fransız bir aileyi uzun süre kendine yaptığı özel bir bölmede izleyerek onlara saygı ve sevgi duyarak onların karşılarına çıkma cesareti edinir. Bir gün evde yalnızca kör yaşlı babaları kalınca adamın yanına gider lakin gençler dönünce durum çok çirkin bir hale döner. İşte canavar kendine neden bunca acımasızlık var ve neden beni bir seven yok minvalinde kafa karışlığı içinde kaosa düşerek insan dışı bir mücadele verir. Victor'u bulmaya ant içer. Cebinde kalan kağıtlardan yaratıcısının kim olduğunu bulmuş olduğundan ona doğru yola çıkar. Ailesinin yanına Cenevre’ye dönen Doktor Victor ise oraya gittiğinde hayatı kötü yönde seyredecektir. Hizmetçileri Justine’e suç atılmıştır ve Victor’un küçük yeğeni William
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
9/10
·300 syf.··
2021 21. kitabı
İnsan ancak kendisi gibi korkunç bir varlık yaratabilir ya da Tanrı'nın da elinden daha fazlası gelmedi. Biz insanlarında aslında Frankenstein'ın yarattığı canavardan bir farkı yok sevgiye ve ilgiye layık bir güzelliğimiz yoksa eğer sonumuz o yaratığın halinden farksız. İnsan denen varlığın gerçek yüzü Frankenstein'nın yarattığı canavardan bile çirkin.
Roman
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
UZUN İNCE BİR YOL;
10/10
·245 syf.··
2021 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 10:16
Bu yolculuk çok başka, çok farklı...Yol alırken dikkat edilmesi gereken ders barındıran çok metinler var. Soluklanmanız gereken o kadar yerler var ki yolculuk esnasında... Neler oluyor, nereye gidiyoruz, ne zaman devam edeceğiz yolumuza dedirtiyor insana... Ya da bizi ne bekliyor bir bilinmeze doğru yol alırken insana merak uyandırıyor ve asla seyir esnasında hızı azaltmıyorsunuz, hızınızı arttırıyorsunuz fakat asla frene basmıyorsunuz sürekli kullandığınız pedal gaz pedalı belirtmek isterim. Hikayenin görünürlüüğüne dikkat edilmemesi derinlerine inilmesi gerektiğini düşünüyorum.Derinlere inildiği zaman hikayenin sadece aracı olduğunu, karakterlerin tamamiyle yazar tarafından okuyucuya sunulduğu fakat işlenen konunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen bu derece beni etkilemesi ve bende derin iz bırakmış olması mükemmeldi. İyi ki tanıştım seninle canım Mary... Siz siz olun görünüşe aldanmayın,insanların karakterlerini çözdükten sonra fikirlerinizi beyan edin. Uzun lafın kısası önyargıların olması insanın kendine yaptığı en büyük haksızlık olduğunu düşünüyorum. Çünkü verdiği kayıplar haddinden fazla... Empati yeteneğinin geliştiği,önyargılardan arınılmış bir dünyada yaşamak en büyük ümidimiz olsun. Kalın sağlıcakla.
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
Puan vermedi·300 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
Mary Shelley, 1816’da İsviçre’nin bir dağında bir “şaka” çerçevesi içinde bu kitabı yazdığını öğreniyoruz kitabın önsözünde. Dönemin kadın hakları ve kadına bakışı da göz önüne alındığında, kendini yetiştiren Shelley’nin muazzam denilecek hayal gücü ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra patlak veren varoluş sancılarının temeli, Shelley’in yarattığı canavarın ağzından 1816’da görüyoruz.Yaratılan mahluk, doktorun adıyla anılsa da ne kendine ait bir ad, ne de kendine ait bir benlik bulamamanın sıkıntısını yaşıyor. Canavarın bilinci açılıp her şeyi deneyimleyerek öğrenmesi bana insanlığın tarihini anlatır gibi geldi. Sapiens’te gördüğümüz o avcı-toplayıcılıktan günümüze gelişen insan türünün bir yansımasıydı canavarın açılan bilinciyle öğrenmeyi öğrenmesi. Bu duruma vesile olan da hikâyede yanlarında yaşadığı aile; büyük etken. Onları izlerken ve dinlerken her şeyi en ince ayrıntısına kadar gözlemliyor ve öğreniyor. Bu süreçte iyi ve güzel olan her şeyi içinde biriktiriyor. Tek bir kötülük yoktur içinde. Kendini ifade edecek yetkinliğe geldiğinde kendini insanlara gösteriyor ve saldığı korkuyla büyük tepkiyle karşılaşıyor ve kırık bir kalple hayatla ve insanla tanışıyor. Kitabı okurken şu klasik soru aklıma geldi: İnsan doğuştan kötü müdür yoksa sonradan mı öğrenir kötü olmayı? Hikâyede canavar hep iyidir; insanlar tarafından ne zaman ötekileştirilir (dış görünüşü yüzünden), o andan sonra kötülük içinde yer etmeye başlar. Bunun sebebi de hiç hesapta yokken bir hiç için yaratılmış olması ve seçme şansı olmadığı bir bedene hapsolması. Sadece dış görünüşü yüzünden insanlar tarafından korkulan, ötekileştirilen ve hor görülen canavar umutsuzluğu en derinden hissetmeye başlıyor. Var olmaya çalışıyor. Bu varoluş sevgiyle olmuyorsa korkuyla olmalıdır. Ve mücadelesi böyle devam ediyor.
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
"Frankenstein" Kendini Yaratıcının Yerine Koyan Adam
8/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 12:29
Frankenstein deyince popüler kültürde akla gelen ilk şey sinema filmi ve özelinde korku sinemasının efsanevi filmi akla gelir. Bunun temel nedeni Frankenstein'ın erken bir tarihte sinemaya aktarılması ve kitleler tarafından benimsenerek popüler kültürün ikonik bir parçası haline gelmesidir. Birçok kez filmlere konu olan Frankenstein korku sinemasının en başta gelen fenomenlerinden biridir. Frankenstein'ın her şeyden önce edebî bir yapıt olduğu meraklıları dışında neredeyse unutulmuş gibidir. 1818'de Mary Shelley'in şair eşinin adıyla yayınlanan Frankenstein, Faust'tan ve İlahi Komedya'dan etkilenmiş, kendini yaratıcının yerine koyarak ilahi bilgiye ulaştığını zannederek ucube bir varlık yaratmıştır. Bu varlığın kendine zarar vermesiyle aralarında trajik bir mücadele başlar. Bu mücadelenin daha doğrusu ucubenin yaratıcısını rahat bırakmasının tek şartı ona bir eş yaratmasını istemesidir. Frankenstein bunu kabul etmeyince mücadele devam eder ve ucube Frankenstein'ın yakınlarını öldürerek intikamını alır. En sonunda ise Frankenstein da ölür. Frankenstein'ın romanı ile sinema filmleri arasında hiçbir benzerlik olmaması dikkate şayandır. Filmlerde Frankenstein adeta ucube insan azmanı bir varlık olarak tarif edilir bu doğrudur ama Frankenstein aslında canavarın yaratıcısının adıdır. Bu anlamda roman ile filmler birbirine benzemez. Romanda ucubenin zamanla çaba göstererek insanî vasıfları elde etmesi, öldürdüğü kişilere esasında acıdığını belirtmesi filmlerde yer almaz. Üstelik romanın felsefî altyapıya sahip olduğu açıktır. Ebedî bilginin sahibi olmanın, kendini yaratıcının yerine koymanın tehlikeleri üzerine kuruludur roman. Sinema daha pratik sonuçlar amaçladığı ve seyirci üzerinde tesirli olacak ve bunu gişeye yansıtacak içerikler üretmeyi düşündüğü için sinema
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
Düşünceler
10/10
·300 syf.··
2022 8. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2022 00:00
Benim için yeri bambaşka olan bir kitap. Bu yüzden puanım 10/10 oldu. Aslında kitap elimde bile yokken #CerenSungur ve #CanSungur un bu kitap üzerine konuştukları bir video izledim ve çok etkilenip hemen sipariş ettim. Özellikle #iletişimyayınevi basımında kitabın ilk ortaya çıkış şeklini anlatması ve bir yandan #MaryShelley yani yazarımızın hayatının kronolojisini vermesi kitabı ayrı bir zevkle okumama sebep oldu. Beni etkileyen bir bilgi daha öğrendim bu süreçte. Benim için fantastik bir öğe olan #Frankenstein aslında dönemin bilgi ve inançlarına bakıldığı için bir bilim kurgu eseriymiş. Zaten bilim kurgu ve fantastik edebiyat okumaları yapmak istediğim için çok güzel bir detay oldu. Aslında beni etkileyen ne fantastik ne bilim kurgu tarafıydı (bu taraflar kitap için bence zaten bir araç) sorgulayan tarafıydı. Bana bir kitap bir şeyler hissettirip ve aynı zamanda sorgulatabiliyorsa kişisel favorilerim oluyorlar. Bu da öyle bir kitap. #okudumbitti Frankenstein Mary Shelley
Bilim-Kurgu
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
9/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2020 13:39
Mary Shelley’in yazdığı Frankenstein ya da Modern Prometheus. Evet, pek bilinmiyor ama eserin tam adı böyle. Öncelikle biraz yazardan bahsedeyim, sonra pek duyulmamış alt başlığının hikayesiyle birlikte romandan. Mary Shelley, dönemin ünlü aykırı filozoflarından William Godwin ile kadın haklarının ilk savunucusu, Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi eserinin yazarı Mary Wollstonecraft’in kızı olarak dünyaya gelir. Genç yaştan itibaren yazan, Avrupa’yı dolaşan ve dönemine göre uçlarda bir hayat yaşayan Shelley 19. yüzyıl başlarındaki Romantizm akımının etkisindeki şairlerle yakın ilişki içindedir. Ünlü Romantik dönem şairi Percy Bysshe Shelley ile birtakım sansasyonel olaylar sonucu evlenirler. Eserinde de doğa ile insan ruhunun ilişkisi kapsamında Romantizm’in yoğun etkileri görülmektedir. Erken gotik kategorisinde görülen eser aslında ilk Romantik romanlardan biridir aynı zamanda. Gelelim Shelley’in eserine alt başlık olarak neden Modern Prometheus ifadesini seçmiş olabileceğine: Bilindiği gibi Prometheus, Yunan mitolojisinde Titanlar’ın en zekisi olarak tanınır ve ateşi Olimposlu Tanrılar’dan çalıp insanlara hediye etmesiyle ünlüdür. Ateşin tüm faydalarını sadece kendilerine saklamayı (ve aslında insanları kendilerine bu yolla bağlı tutmayı) planlayan Tanrılar’ı bu hadsiz hareketiyle çok kızdıran Prometheus korkunç bir cezaya çarptırılır. Onu bir kayaya zincirlerler ve her sabah bir kartalın gelip karaciğerini yemesine izin verirler. Aksi gibi gece sabaha kadar büyüyen karaciğer, her sabah kartal için lezzetli bir kahvaltıya dönüşerek kendi kendini sürekli tekrarlayan bu cezaya davetiye çıkarmıştır. Ölümsüz olan Prometheus ölemez, ama böyle sürünür ve çilesi bitmez. Peki Frankenstein romanıyla nasıl bir bağlantı kurmuştur yazar? İpuçlarına bakalım: Popüler kültürün
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2021 98. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2021 17:24
Kapkaranlık bir gece, fırtına uğulduyor, şimşekler şatonun duvarında uğursuz gölgeleri canlandırıyor. Derken şatodan dehşet veren hayvani haykırış ve akabinde sevinç nidası '' YAŞIYOR, YAŞIYOR !!! '' İşte hayalimdeki, Frankestein hakkında izlediğim çizgi filmlerden kalma olduğunu düşündüğüm bir sahne. Frankenstein o kadar aşina ki kitabı boşuna okuyacağımı düşündüm. Oysa kitap filmlerden o kadar farklı ki ! Filmlerini izlediğim kitapları okumaktan asla kaçınmamam gerektiği gerçeği bir kez daha doğrulanmış oldu böylece. Dr. Frankenstein 'in hırsıyla canavar yaratıp, sonra küçük Emrah duruşuyla ağlayıp sızlamaları biraz içimi baydı benim. Frankestein yaratığının sevgi ve dostluk arayışı ve hüsranının adım adım nefrete dönüşü ise kalbimi sızlattı. Neden sonra kitabın yazıldığı dönemi düşününce anlatım tarzını hoş gördüm.
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma

Yazar Hakkında

Mary ShelleyYazar · 14 kitap
1797 yılında Londra'da doğdu. Babası William Godwin, radikal siyasal görüşleriyle tanınan bir yazar, annesi Mary Wollstonecraft ise dönemin etkili bir kadın hakları savunucusuydu. Annesi doğumu sırasında ölünce, babası tarafından büyütüldü ve doğal olarak ondan ve arkadaş çevresinden oldukça etkilendi. Bu şartlar altında edebiyat ve felsefe'nin başlıca ilgi alanları olması kaçınılmazdı. Çocukluğunun büyük bölümünü kitap okuyarak, hikayeler yazarak geçiren Mary 1814'de, dönemin en gözde romantik şairlerinden Percy Bysshe Shelley'e aşık oldu. Percy Shelley'in evli olması nedeniyle İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldıklarında Mary henüz 17 yaşındaydı. Babası William Godwin bu ilişkiye karşı çıktı. İki sevgili, Percy'nin eşinin 1816'da ölümünden sonra Londra'ya dönüp evlenebildiler. Ardından İtalya'ya yerleştiler. Frankenstein'in düşüncesi; Mary'de, 1816 yazında yarı uyanık olarak gördüğü bir kabus sebebiyle oluştu ve hikayeyi geliştirmesi için eşi tarafından desteklendi. Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818 başlarında yayımlandı. Romanın doğuşunda, İngiltere'deki sanayi devriminin, Locke ve Hobbes gibi düşünürlerin etkisini de görmek mümkündür. 1822 yılında eşini bir tekne kazasında kaybeden Mary, Londra'ya döndü ve 1851 yılında ölünceye kadar profesyonel yazarlık yaptı. Frankenstein; kuşaktan kuşağa bir korku klasiği olarak aktarılsa da, öyküde doğrudan korkuya yapılan bir gönderme yoktur aslında. Katil, canavar denilen yaratık ve yaratıcısı Dr. Frankenstein kurbandır aslında. Modern çağa ve rasyonel aklın egemenliğine karşı romantik başkaldırının metaforudur onlar. Yani toplum dışına itilen, kendi savaşını veren ve bu savaşta yenilen farklı insanların acıklı öyküsüdür. Daha çok Frankenstein ile anılan Mary Shelley ayrıca, Lodore, Falkner (1837), Perkin Warbeck ve insanlığın yavaş yavaş yok oluşunu inceleyen ve 1826'da yayımlanan apokaliptik bir roman olan The Last Man'in de yazarıdır.