Adı:
Mathilda
Baskı tarihi:
10 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756053758853
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mathilda
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley’nin, öldükten sonra ardında müsvedde halinde bıraktığı bütün romanları ve öyküleri arasında tamamlanmış yegâne eser olan Mathilda, ilk kez Türkçede.
1819’da yazılmasına rağmen aksaklıklar sebebiyle yayımlanamayan ardından da unutulan bu gotik novella ilk kez 1959 yılında okur karşısına çıktı. Mary Shelley’nin tüm yazılarında olduğu gibi yine pek çok otobiyografik öğe barındıran eser, muhtemelen Shelley’nin kendi hayatından en çok esinlendiği eseri.
Mathilda, yazarın annesi Mary Wollstonecraft, babası William Godwin ve eşi Percy Bysshe Shelley ile olan ilişkilerini anlamak için önemli bir belge niteliği taşıyor. Bir babanın kızına olan aşkı, toplumdan soyutlanma ve ölüm gibi anlatması zor konular hiçbir şekilde otobiyografik olmayan olaylar üzerine kurgulansa da, üç ana karakter açık bir şekilde Mary’nin kendisi, Godwin ve Percy Shelley olarak görülebilir ve kitap içerisindeki rolleri de kolaylıkla gerçeklere tekabül edecek şekilde yorumlanabilir.
Bu kitapta Mathilda ile birlikte, kitabın ilk taslağı olan Hayaller Âlemi de okur karşısına çıkıyor.
128 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10 puan
Karanlık kitaplık serisi / 12
.
Kitaba başlamadan önce yazarın hayat hikayesini okudum... Üzücü ve zor bir hayatı olmuş... Yaşanmışlıklarının yansımalarını kitaplarında hissediyorsunuz...Mathilda kitabında kendi hayatından esinlenmiş, karakterlerin isimlerini değiştirmiş ve zor bir hikaye çıkmış ortaya .... Karanlık serisine yakışır bir kitap olmuş...Gotik edebiyata güzel bir örnek...Edebi dilin ağır oluşu ve şiirsel betimlemelerin uzunluğu kitabı zor okunur kılsa da anlatımda ki detaylar , samimiyet ve coşku kesinlikle zevk veriyor...Duygudan duyguya atlıyorsunuz....Konu itibariyle empati kurmak çok zor oldu benim için...Mathilda'nın duygularını, hissettiği acı ve kederi, karamsarlığa yenik düşüşünü okuyor ve ölüme doğru yavaş yavaş gidişine tanıklık ediyoruz... Kesinlikle okuyun...
128 syf.
·2 günde·6/10 puan
Puanım 3/5 (%65/100)

Genel olarak hoşuma giden bir kitap oldu. Ölüm döşeğinde olan Mathilda kimseye anlatamadığı hikayesini tek arkadaşı olan Woodville'e yazarak anlatmaya karar verir. Ebeveynlerinin çocukluğundan başlayıp gençliğine kadar olan olayları detaylı şekilde anlatıyor. Benim spoiler olarak düşündüğüm fakat her yerde reklamı bu şekilde yapıldığı için bir şeyden bahsedeceğim. Kitaptaki en önemli olay Mathilda'nın babasının mektup ile kızına aşkını açıkladığı kısım. Bu yüzden kitap zamanında çok eleştirilmiş zaten. Konusu oldukça ilgi çekici, karakterleri gerçek ve trajik bir kitap.

Gotik elementler boldu. Bir sürü önemli yazarlara göndermeler vardı: Dante ve birçok romantik yazar (Coleridge, Wordsworth, Blake vb.). Yazarın tonu kitabın konusuna çok uymuş. Mathilda'nın olayları anlatışı, betimlemeler ve karakterler çok hoşuma gitti. İçerisindeki gotik elementler ve ensest temasını işlediği için Karanlık Kitaplık serisine eklendiğini düşünüyorum çünkü korku ve gerilim olan kısımlar yoktu. Mary Shelley'nin hayatını biraz araştırırsanız kitabın aslında otobiyografik özellikler taşıdığını da fark edebilirsiniz.
128 syf.
·3 günde·8/10 puan
Karanlık Kitaplık serisini kronolojik olarak okuyorum. Bu o seriden okuduğum 12. kitap. Kitapta korku öğeleri olmamasına rağmen oldukça karanlık ve kasvetli. Zor bir çocukluk dönemi geçirdikten sonra 16 yaşına geldiğinde ilk kez babasıyla buluşabilen, bir süre sıkıntısız ve mutlu hayat sürdükten sonra, babasının yaşadığı değişimler onun psikolojisini çok etkiliyor. Babası Mathilda'da onu doğururken ölen eşinin ruhunun geçmiş olabileceğini düşünüyor ve sapıkça aşık oluyor kızına. Bunu ona belli etmemeye çalışsa da kızını kendinden uzaklaştırmak için her şeyi yapıyor. En sonunda bir mektupla aşkını yazıp ona görünmeden kaçarak intihar ediyor. Bu durum Mathilda'nın psikolojisini bir daha düzelmeyecek şekilde yerle bir ediyor. Kitapta her geçen sayfada Mathilda'nın karamsarlığına ve ölüme gidişine şahit oluyoruz. Güçlü ve ağır bir eser.
128 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Yazıldığı döneme bakılacak olursa, çevirisinin muhteşem olduğunu öncelikle belirtmek istiyorum. İnsani ruh halleri ve doğa tasvirleri bol virgüllü ve okudukça hoş betimlemelerle dolu olmuş. Adeta su gibi akıp giden uzuun cümleleri okurken sıkılmıyor, aksine son bulmasın istiyorsunuz. Konusu itibariyle tartışmaya açık olabilir ancak mevzuyu o kadar masum o kadar anlaşılabilir izah etmiş ki yazar, sözüm ona Mathilda ile empati kurup onunla birlikte acı çekiyorsunuz. Tek içinden çıkamadığım nokta bu kızcağzın kendine; olan olmuş önüne bak arkadaş edin, sosyalleş diyememesi. Baban seni terketmiş. Yıllar sonra sapkın bir ruh hastası olarak çıkagelmiş. Güzel kızımız nasıl olduysa affetmiş ama yani bir silkelen kendine gel. Adamı zorladın söyle söyle diye de ne oldu......
Anlatması zor, 128 sayfaya sığdırılmış, okunması gereken harika bir eser.
128 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10 puan
Ölen eşinin kızının vücudunda hayat bulduğunu düşünerek kızına aşık olan bir baba ve onun günahının yüküne katlanamayan zavallı Mathilda. Konu karanlık bir olay örgüsünden çok derin psikolojik incelemeler içeriyor, öyle ki kitabın yarısından itibaren üzerime hissedilir ağırlıkta bir kasvet çöktü. Ayrıca böyle bir ilişkiyi üstü kapalı da olsa ele almış olmasından dolayı dönemine göre cüretkar bir kitap. Kötü bir ruh halindeyken okunması durumunda insanı daha da bunalıma sokacak ölüm güzellemeleri mevcut. Okudukça iç yakan kederlere ve yitirilen umutların yarattığı çaresizliğe dalıp gidiliyor.
128 syf.
·2 günde·7/10 puan
Selamlar
İthaki'nin karanlık kitaplık dizisinden çıkan Mathilda'nın yorumu ile sizlerleyim. Kitabın yazarı Mary Shelley'i hepimiz Frankenstein kitabı ile tanıyoruz. Benim ise yazarla tanışma kitabım Mathilda oldu. Kitabın konusu biraz spoilerlı o yüzden okumak istemezseniz diğer paragrafa geçebilirsiniz hemen. Kitapta bir yasak aşk söz konusu. Doğumundan hemen sonra annesini kaybeden Mathilda, babasının da onu terk edip dünyayı dolaşmaya çıkması üzerine uzun yıllar yalnız kalır. 16 yaşına geldiğinde ise babası tekrar döner ve bu dönüş ile mutlu bir baba kız ilişkisi başlar ama tabi bu bir tek Mathilda için öyledir. Babası ise kızına aşık olmuştur ve bu hislerinden utanç duyar. Kitabı bize anlatan Mathilda'dır. Bu durumun getirdiği etkileri ve sonuçları görürüz kitabın geri kalanında.
Yoruma gelecek olursam, kitabı genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim ama öyle müthiş bir eser diyemem. Yazarı tanımak ve diline alışmak için güzel bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Çok akıcı ve çok çabuk okunan bir eser. Ben de çok kısa bir sürede bitirdim yavaş okumama rağmen. Kitap Mary Shelley'nin hayatından büyük izler taşıyor. Kendi yaşamındaki kişileri kitapta çok net olarak görebiliyoruz. Yazıldığı dönemde içeriğinden dolayı basılamayan kitap ancak 140 yıl sonra okuyucu ile buluşmuş. Özetleyecek olursam eğer hızlıca okunacak akıcı bir şeyler arıyorsanız Mathilda bu kategoride bir kitap.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Her kızın, hayatında en az bir kere okuması gereken bir kitap. Okurken zihninizde tahayyül edeceğiniz betimlemeler, sıcaklığını hissedeceğiniz konuşmalar, ortak olacağınız gözyaşları sizi hikayenin içine dahil edecek.
128 syf.
·6/10 puan
#yorum
Ben Karanlık Kitaplar serisine sanırım daha fazla dayanamayacağım. Bugüne kadar bu seriden okuduğum en iyi kitaptı evet inkar etmiyorum, ama o kadar kasvetliydi ki içim sıkıldı resmen. Üzerime karabasan gibi çöktü sayfalar. Yazar gerçekten yazdıklarını okuyucuya hissettirme konusunda inanılmaz başarılı, ama bana göre değilmiş. Bu tarz severlere tavsiye ediyorum sadece.
Puanım: 10/6
.
Sırlar açığa çıktı.
Artık tek kurtuluş ölüm.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
her yerde yazıldığı gibi otobiyografik ögeler taşıyan bir novella gibi okumadım ben kitabı. kitap; hayatına giren iki önemli erkeği, bilinçdışı karakterizasyonla başka bir platforma taşıyan mary shelley’nin psikanalizi gibiydi daha çok
128 syf.
·1 günde·7/10 puan
Korku türüne girebilecek bir kitap olmasa da kesinlikle karanlık bir kitap, Mathilda. Mathilda'nın ağzından hayatını okuduğumuz kitap; yaşamının, duygularının değişimini anlatıyor. Genel olarak depresyon anlarını ele alıyor ve böylece oldukça karanlık bir havaya bürünüyor.
Kitabın başlarındaki yazarla ilgili bilgiler oldukça hoşuma gitti, kesinlikle okumadan hikâyeye geçilmemeli.
Hikâyenin yazımı, çevirisi güzeldi. Genelde karakterin hüznü anlatıldığından bunalmaya neden oluyordu ama bu duyguların ne kadar iyi işlendiğini gösteren bir şey aynı zamanda.
Ana karakteri pek sevemedim, karakterin verdiği tepkileri, düşüncelerini beğenemedim. Gerçi genelde ana karakterleri sevmediğimden benim için çok şaşırtıcı olmadı.

En sevdiğim karakter: Woodville
128 syf.
·Puan vermedi
Mary Shelley okumayı seviyorum. Kaleminde hiçbir zorlama yok, kelimeler ilk doğduğunda o cümlelerin içinde doğmuş gibi. Samimi ve sıcak. Sanırım Mary doğuştan yetenekli, şair ruhlu diye bahsedilen o kişilerden. Tanıyor olduğum için mutluyum. Tüm hüznüne rağmen hayat dolu. Hayattan vazgeçmiş karakter Mathilda'yı okurken bile hayatın içindeydi. Ölümü kitabın her sayfasında hissettim, sürekli yitip giden bir şeyler vardı. Sanırım Mathilda'ydı. Mathilda'yı anlıyorum. Woodville'ı da öyle. İkisinin de amaçları var, farklı dünyalarda. Umarım başarmışlardır.
128 syf.
·Beğendi·7/10 puan
1797 yılında Londra’da doğan Mary Shelley’in kendi yaşamından da etkilenerek yazdığı bir eser “Mathilda”. Okurken gerçekten içim çürüdü. Mathilda’nın yüreğindeki karanlık ve acı verici ısdırap öyle güzel yedirilmiş ki daralmadan edemedim. Sanki üstüme sıkıntılı bir örtü atılmış da ben de altında boğuluyormuşum hissine kapıldım.

Elizabeth Nitchie’nin önsözü ise keşke başta olmasaymış. Kitabın içeriği hakkında çok detaylı bir bilgiye sahip olmadığım için duyduğum heyecanı baltaladığını söyleyebilirim. Önsöz kitabın içeriğini ve Mary Shelley’in hayatına derinden bakıp eserin içeriği ile alakalı çok fazla bilgi veriyor. Bu da ister istemez okuma şevkini biraz kırıyor. En sonda verilmiş olsaydı okuduklarımızı Elizabeth’in anlattıkları ile daha güzel pekiştirebilirdik. Böyle olduğunu bilseydim kesinlikle en son okumayı tercih ederdim.

Özellikle National Geographic’in üçüncü sezonda Mary Shelley’e 2 yer vereceğini açıkladığından beri heyecanlıyım. Kitapta yazarın geçmişine ait kısa bir biyografi vardı. Bunu sevdim. Şimdi diziyi izlerken en azından nelerle karşılaşacağımı az çok biliyorum. Bakalım yazara nasıl bir pencereden bakacaklar.

Yalnız kitabı okurken kafamda dolanan soru işaretleri sonlara doğru gittikçe arttı. Mathilda yazıldıktan tam 140 sene sonra basılmış. Kafamdaki ilk sorular da bu bilgiyle oluşmaya başladı. Önsözde içerik kısmının kesinlikle hayali olduğu vurgulanmış. O çağları düşününce gerçekten pek uygun olmadığını anlıyorum ama 140 sene sonra bile bunun belirtilmesi bana biraz garip geldi. Kuşkucu bir insan olduğum için de bir sürü soru oluştu kafamda.

Acaba Mary’nin babası gerçekten böyle bir insan mıydı? İnsanlar böyle bir şeyin varlığını reddetmek istedikleri için mi bu konuda kesin bir reddediş sergiledi? Babasıyla olan husumeti ve üst üste gelen evlat kayıplarına dayanamadığı; ister istemez bir ebeveynin sevgisine muhtaç hissettiği ve babasının da ona karşı olan katı tavrını kendisini inandırmak ister gibi ancak böyle uçuk bir şeyle mi bastırmak istedi? Madem babası böyle değildi neden üvey kız kardeşiyle birlikte kaçtı? Araştırmacılar neden böyle bir şeyi didik didik etmişlerdi? Bunlar ve benzer sorular var kafamda.

Her durumda Mary Shelley’in hayatı oldukça dramatik. Bu da kalemine yansımış. Kendisini içinde bulunduğu bu acı verici durumdan yazarak kurtarmaya çalıştığını düşünüyorum. Bu kadar acı dolu bir insan içindekileri bir şekilde anlatarak dışa vurabilir. Bu noktada ne kadar doğru ne kadar hayal gücü tahmin etmek güç. Belki günlüğünde bile yazamadığı şeyleri öykülerinin arkasına sığınarak anlatmaya çalışmıştır.

Son olarak 2018’in en beğendiğim ve okuduktan sonra daha çok etkilendiğim bir kapağa sahip bana göre.

National Geographic’in bu noktaları nasıl işleyeceğini merak ediyorum. Baba figürü nasıl olacak? Bu reddedilen kısım dizide kendisine nasıl yer bulacak? Bekleyip göreceğim.
Ölüm yaşayanlara karşı öyle korkunçtu ki, alışkanlığın zincirleri, onları bağlayan şey sevgi değilken bile öylesine kuvvetliydi ki kırıldıklarında yürek ıstırap içinde kıvranıyordu.
"Rahat bir vicdan , yıkılan umutları , bağlar koparan lekelenmiş bir ismi ve uygar hayatın tüm acılarını telafi eder mi ? "
Mary Shelley
Sayfa 123 - İthaki Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mathilda
Baskı tarihi:
10 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756053758853
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mathilda
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley’nin, öldükten sonra ardında müsvedde halinde bıraktığı bütün romanları ve öyküleri arasında tamamlanmış yegâne eser olan Mathilda, ilk kez Türkçede.
1819’da yazılmasına rağmen aksaklıklar sebebiyle yayımlanamayan ardından da unutulan bu gotik novella ilk kez 1959 yılında okur karşısına çıktı. Mary Shelley’nin tüm yazılarında olduğu gibi yine pek çok otobiyografik öğe barındıran eser, muhtemelen Shelley’nin kendi hayatından en çok esinlendiği eseri.
Mathilda, yazarın annesi Mary Wollstonecraft, babası William Godwin ve eşi Percy Bysshe Shelley ile olan ilişkilerini anlamak için önemli bir belge niteliği taşıyor. Bir babanın kızına olan aşkı, toplumdan soyutlanma ve ölüm gibi anlatması zor konular hiçbir şekilde otobiyografik olmayan olaylar üzerine kurgulansa da, üç ana karakter açık bir şekilde Mary’nin kendisi, Godwin ve Percy Shelley olarak görülebilir ve kitap içerisindeki rolleri de kolaylıkla gerçeklere tekabül edecek şekilde yorumlanabilir.
Bu kitapta Mathilda ile birlikte, kitabın ilk taslağı olan Hayaller Âlemi de okur karşısına çıkıyor.

Kitabı okuyanlar 182 okur

  • murakamiokur
  • cemre celep
  • Aylin.
  • s e n a
  • g
  • Tuğba
  • Buğra Çelik
  • Melike Dağlı
  • Sedef Bıyık
  • Mert Öncel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.8 (16)
9
%11.6 (11)
8
%15.8 (15)
7
%18.9 (18)
6
%16.8 (16)
5
%12.6 (12)
4
%3.2 (3)
3
%2.1 (2)
2
%1.1 (1)
1
%1.1 (1)