Zeynep Tanrıverdi Çavuşoğlu

Zeynep Tanrıverdi Çavuşoğlu
@benzeynep
F&Z
23 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Netice itibariyle bir ameliyat masasına bağlanmış, narkoz almış, örtüm örtülmüş şekilde sezaryenle oğlum Sky'ı dünyaya getirdim. Dikişlerim atılırken, ailemde doğum ile ilgili en çok şeyi bilen ben olduğum halde, ilk defa sezaryen olanın da ben olmam gerçeği ile yüzleşmek zorunda kaldım. "Bu başıma nasıl geldi?" "Bir ebe olarak gerçekte neyi öğrenmeliydim acaba?" soruları beynimi kemirdi durdu. İşin ruhunu arama yolculuğumda birlikte çalıştığım tüm kadınlan içtenlikle dinledim. Nihayetinde anladım ki, Bir çocuk dünyaya getirmek isteyen kadın, Beyniyle değil, ruhu ve yüreği ile hazırlanmalı buna. Zira doğum, kadının beyniyle değil, bedeniyle yaptığı bir şeydir.
Sayfa 26 - Gün yayıncılık
Reklam
Zeka, genetik zeminde, aile özellikleri ve çevresel faktörler ile şekillenen, 36 aydan küçük bebekler için kelime haznesi ile değerlendirilebilen bir kavramdır Henüz anlamaz demeden kitap okumaya ilk günden itibaren başlayın. Kelime haznesini mevcut koşullarınızdan daha da artırabilirseniz, daha iyi bir eğitim süreci ve sonuçta daha kaliteli bir yaşamı ona sağlamış olabilirsiniz.
Sayfa 21 - Hayykitap
Alıntı
Kung bebekleri neredeyse hiç ağlamaz! Elbette, bebeklerin hiç ağlamadığını söyleyemeyiz, fakat bu bebekler hiç AĞLAMAZ! (Ve aradaki farkı bildiğinize eminim.) !Kung bebekleri de bizim bebeklerimiz kadar rahatsızlık çekse de, ebeveynleri onları sakinleştirmek konusunda o kadar başarılıdır ki ortalama huysuzluklar sadece on altı saniye sürer ve ağlama krizleri bir dakikanın altında sona erer. Peki, sırları nedir? !Kung yerliler, bizim unuttuğumuz hangi eski bilgeliği hâlâ uygulamaktadır? Ben bu kabilenin etkileyici başarısında üç etkenin önemli olduğuna inanıyorum: • Kung anneleri bebeklerini neredeyse yirmi dört saat kucaklarında taşır. •Kung anneleri yirmi dört saat boyunca beklerini emzirir. !Kung ebeveynleri genellikle bebeklerinin ağlamalarına on saniye içinde tepki verir.
Sayfa 123 - Yakamoz
1000Kitap
Dünyadaki birçok kültürde kolik bebeklere rastlanmaz
Bali'deki köylülerin, Botswana'nın bozkır kabilelerinin ve Himalaya eteklerinde yaşayan Manali halkının bebeklerinin ortak bir özelliği vardır: Bu bebekler asla susturulamayan ağlama krizlerinden muzdarip olmaz. "Koliksiz" kültürleri inceleyen antropologlar, bu topluluklardaki annelerin, dördüncü üç aylık dönem planını yakından takip ettiklerini gözlemlemiştir. Kadınlar günün neredeyse yirmi dört saati bebeklerini kucaklarında taşır, onları sık sık emzirir ve sürekli sallayıp hoplatırlar. Birkaç ay boyunca bu anneler bebeklerine sürekli bir rahimde olma hissini yaşatmaya devam eder.
Sayfa 114 - Yakamoz
Bebekteki işbirliği eğilimini geliştirmek istiyorsak...
Doğduğu andan itibaren size verdiği sinyallere anında ve uygun yanıtlar vermeli, davranışlarının olabildiğince çok yönünü kabul etmeli ve gerçekten gerekmedikçe müdahalecilikten, kontrol etmekten ya da isteklerinizi dayatmaktan kaçınmalısınız. Böyle davranırsanız bebeğiniz emekleme aşamasına geldiğinde itaat eğitimine gerek kalmayacaktır. Bebeğiniz sevginize güveniyorsa, isteklerinize uymayı kendisi isteyecektir. Ama bebekler, yalnızca istekleriniz mantıklıysa, onların anlayabileceği gibiyse ve onlan gerçek ihtiyaçlarından mahrum bırakmıyorsa işbirlikçi bir tavır sergilerler.
Sayfa 188
Reklam