Merhaba dostlar. Güzel bir Pazar gününde hepimize selamlar. Bugünün benim için ayrı bir önemi var ona da değineceğim sonlara doğru. Kitabımızda bizlere ne aktarılıyor? Bu sorunun cevabıyla ilerleyelim. 2 farklı konu görüyoruz temelde. Bunu Çerkes Ethem’in kaleme aldığı ANILARIM kitabında da göreceksiniz, eğer okursanız o kitabı da formatımıza uygun hazırladım, gönderirim.
Bu iki temel konu nedir diye soracak olursanız ona bakalım. İlki Çerkes Ethem’in kazandığı başarılar sonrası bazı sütü bozuk insancıkların yaşattığı ikircik diyebiliriz. Nedir bu? Çerkes Ethem ve Mustafa Kemal kıyaslaması. Ethem’in hızla yükselişi sonrası Kemal Paşa düşmanları hep beraber Ethem tarafını tutuyor ve onun ağzından Atatürk’e ağza alınmayacak laflar söylendiğini belirterek ortalığı karıştırıyor. Asacakmış, kesecekmiş gibisinden. Kendisinin zamanında Damat Ferit hükumetine yazıp İngilizler aracılığı ile yolladığı sövgü yazısını hatırlatmak isterim. Sonra bir asker olduğu, hükumet gibi iş görmediği için mektupları geri aldığını da belirtmek isterim. Akıllı bir asker olmasa, o mektuplar yerine ulaşır ve farklı şeyler konuşulurdu. Ayrıca Ata’nın ağzından Çerkes ile alakalı daha sonradan yapılmış şu yorumu da belirteceğim: Biz Ethem’e haksızlık ettik.
Bunun dışında Ethem ile Paşa’nın kötü olmasında hiçbir zaman kanımın ısınmadığı İsmet İnönü’nün de parmağı olduğunu düşünmüşümdür. Bu konuda Mustafa Kemal Paşa ile çatışan İsmet İnönü’nün onu sürekli kışkırttığı ve sonunda Mustafa Kemal’den fırça yediği de hatırımda kalmıştır. Sonradan Ethem’in yeğeni Güner Kuban’ın yazdıklarından da yola çıktığımda bunu normal karşılıyorum. Ayrıca İsmet İnönü’yü bilmeden araştırmadan savunacaklar varsa ben şimdiden belirteyim. 1938’de affedilen Çerhes Ethem utancından, yanlış anlaşılma korkusundan bu ülkeye