Bu dünya da Başkaları'yla doluydu. Yalnızca gözle görünen yüzümüze önem veren Başkaları'yla.
Kokumuzla, ruhumuzla ilgilenmeyen Başkaları bizi sevmezdi. Çünkü insan, ruhuyla insandır her şeyden çok.
Ne kadar zormuş, bir şeye inanmak, değer vermek ama başka şekilde yaşamak. Bir şeyi sevmek, saygı duymak ama sevgiye, saygıya ihanet eder şekilde davranmak. Doğruyu bilmek ama bile bile yanlışı seçmek.
İnsanlardan gördüğüm sevgi beni hiçbir zaman tatmin etmiyordu, çünkü içten içe beni tanımadıklarını biliyordum. Egom tatmin oluyordu, evet, ama ruhum, kalbim asla. Beni tanımıyorlarsa, beni nasıl sevebilirler ki, diye soruyordum kendime.