Dünya hassas olanların hâkim,hassas olmayanların mahkûm olduğu bir dünya. Eğer biz bugün dünyada geride kalmışsak hassasiyetlerimizin zayıflığındandır. Tarihimize karşı hassasiyetimiz, insanımıza karşı hassasiyetimiz, değerlerimize karşı hassasiyetimiz, başarı hassasiyetimiz zayıflamış durumda.
Neden hâlâ aynı seyrüsefer içinde yalpalamaya devam ediyoruz? Çünkü başarı, fiziki gerekliliklerin yanında tam anlamıyla ruhsal bir meseledir.Yani fiziki ve metafizik yanlarıyla, insanın ait olduğu kültüre uygun olacak bir şekilde ele alınmadıkça doğru neticeler vermesi beklenemez.