Şairin kalemi ile bu kitabı vesilesiyle tanışmış oldum. Bu kadar günümüz tarihlerinde yazılmış şiir kitabını ilk defa okumuş olmalıyım ve bu okuma aslında günümüzden, bugünün yazarından şiir okumanın tadını bir başka hissettirdi hem de şiirden şiir tadını da verdi diyebilirim açıkçası naçizane. Bugün artık bildiğimiz üzere şiir seven, şiir yazan dahası şiiri ciddiye alan kitle azalmış ve azalmaya devam eder durumda. (1K'lılar bu meselenin dışında tutulsun tabii)
Birkaç gün öncesinde "Modern Şiir" üzerine konuşmaya dair bir panele katılmıştım. Konuşmacılardan/Yazarlardan birisi 'modern şiir' için şöyle bir tanım yaptı: "Şiiri modern, dijital çağa uydurmuş olmak, modern şiirdir. Ölçü ve kafiyeden arınmışlık duygusu hakimdir ve ayrıca öykü kafiyeden arınmadan bugün yazılan modern şiirde yeni hece de bulunabilir." şeklinde bir ifadede bulundu. Bir de demişti ki bunu yazmadan olmaz. "Hepimiz modernizme karşı olan modern şairleriz." Bu cümlesi üzerine düşünülmesi çok iyi gidecek ve hatta bir başka panele konu olacak türden güzel bir cümle idi bir yandan bana göre.
Biraz da 'yeni hece' kavramına değinecek olursak; günümüzde 'yeni hece' cumhuriyetin ilk yıllarındaki "Beş Hececiler" tarzı memleketçi ve didaktik hece anlayışından çok farklı bir yerde duruyor. Bugün modern şiirde yeni hece; geleneksel ritmi tamamen reddetmeyen ama onu modern imgelem, varoluşsal sancılar ve günümüzün parçalanmış dil yapısıyla yeniden üreten bir eğilimdedir. Geleneksel hecedeki durak kuralları esnetilmiş, milli coşku, Anadolu güzellemeleri konuları; yerini bireyin yalnızlaşmasıve benzeri temalarına bırakmıştır.
Şiirdeki yeni hece düzeyi, bilinen heceye yaslansa da ruh ve imgeden çıkan dizeler İkinci Yeni'den beslenir günümüzde diyebiliriz.
Bu bahsettiklerimi şiirde okurken fark ettim, hissettim,