“Yûsuf dedi Züleyha, sen masumsun, sen de bilirsin, ben de bilirim. Fakat güzelsin. Güzelliğin yoruyor beni, çünkü mümkünü var, sûret kasrında bir sûret değilsin. Suçlu değilsen de bana, beni suçlu kılacak kadar güzelsin.”
“Geçici olarak elmas düşerse çamura, pas tutarsa kıymetli bir ayna, kıymetinden yitirmez elbet. Ama ele alınıp temizlenmesi gerek. Ve hiç düşmese elmas çamura, hiç pas tutmasa ezeli nurun ışık düşürdüğü ayna, daha iyi değil mi? Öyle bir illet ki şeytanın nefse zulmeti, yaklaşmasına hiç izin vermemeli.”