Onun bir dil bilimci olarak adlandırılmasındaki asıl etken, gezip gördüğü yerleri ile ilgili bilgiler verirken, kullanmış olduğu sözcüklerin o yüreği ait sözcükler olmasına dikkat ve özen göstermesidir. Çelebi’nin bu anlatımı dil araştırmalarında, kelimelerin kullanım ve yayılma alanını belirleme bakımından oldukça yararlı olmuştur. Ayrıca söz varlığı, ses ve biçim bilgisi çalışmalarına da katkı sağlamıştır.
…
Türk dili dışında Abhazya dili, Kaytak dili, Gürcü dili, Mingrel dili, Arap dili, Rus dili, Sırp dili, Boşnak dili, Arnavut dili, Venedik İtalyancası, Macar dili, alman dili, Kırım Tatarlarının dili, Kalmık dili, İtalyan dili ve benzeri ile ilgili bilgiler yer almaktadır.
Oysaki absürdün yüksek farkındalığı, onu sezmiş, onu kavramış olmakla ve onu dolaysız biçimi ile tanımakla birlikte, onunla dişe diş, kana kan mücadeleyi gerektirir. Yaşamı olduğu biçimiyle kabullenmek, Nietzsche’nin deyişiyle de “yaşamı olumlamak“ ya da “yaşama evet demek“, absürde karşı bir başkaldırıdır.