yakîn derecesindeki bilgi,içinde hiç bir şüphe kalmayacak şekilde bilinen,kendisinde yanlışlık ve vehim ihtimali vârit olmayan kalbin yanlışlığına inanamadığıdır.
yani vahyin bilgisi,yani İslâm.
tarihin,kültürün doğrularını değil,onların üstündeki mutlak doğruları elde etmek ve böylelikle vahiyde anlamını bulan Müslüman olabilmek için geçmişi ve bize bıraktığı mirası sorgulamak zorundayız.
asıl acı,kalbi baştan aşağı sancılara boğan,insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
kolları,başı hep dermansız bırakan,yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.