...Trene binerken ben’in icinde bulundugu duygu birikimleri ilgilendiriyor. Dis dunya ile tum baglantilarimin duygu birikimlerinden olustugunu biliyorum artik. Yazi yazma isteginin dis dunyaya karsi bir tur savunma oldugunu daha bir algiliyorum...
Kirk yasindayim. On yasina kadar, cevremi, ozellikle cevremdeki sessizligi kavramaya calistim. Bugun, gecenin bazi saatlerinde kitlenin anlamsiz gurultusu icinde boguluyorum. Cocukken nasil karin beyaz rengini ya da agustos ruzgarini ya da yaz oglen saatlerinin goz kamastiran isiklarini sozcuklere, anlamlara aktarmaya calistigimi animsiyorum.
Bazen bir sey yasarken olaya disaridan bakip, o olayi yazmak icin yasadigim duygusuna kapiliyorum. O zaman icimden bir ses, karsindakine haksizlik ediyorsin, diyor. Olmaz boyle bir sey, diyor. Olayin icine girmeye calisiyorum. O zaman da kendime haksizlik ediyormusum gibi oluyor. Boylece kendi ozum ve gozetimim (yazmak icin) arasinda gidip geliyorum.