Nevrozlu gelişmeye yol açan nedenlerden biri, erkek çocuğun onu seven fakat aşırı yumuşak ya da hükmedici bir anneye, zayıf ve ilgisiz bir babaya sahip olmasıdır. Bu durumda çocuk anaya olan ilk bağımlılığında takılır kalır ve anneye dayalı bir kişi olarak gelişir, çaresizlik hisseder, almak, bakılmak, korunmak gibi alıcı insan özellikleri gösterir. Disiplin, bağımsızlık ve kendi yaşamına sahip olma gibi babalık niteliklerinden yoksundur. Her önüne çıkandan, bazen kadınlar, bazen güçlü ve otoriter erkekler arasından kendine bir "anne" bulmaya çalışır. Bunun karşısında, eğer anne soğuk, ilgisiz ve hükmedici bir yapıya sahipse, çocuk ya anneye sığınma gereksinimini babaya ya da baba yerine koyabileceği kişilere yöneltir -burada da sonuç ilkinin aynıdır- veya tek yanlı baba yönelimli bir kişi olarak gelişir.
Freud, bencil kişinin sevgiyi başkalarından alıp kendine yönlendirdiği için narsist olduğunu söylemiştir. Bencil kişilerin başkalarını sevemedikleri bir gerçektir. Fakat kendilerini de sevme yetisinden yoksundurlar.
Her şeyin yoğunlaşma becerisini engellemeye çalışıyor gibi göründüğü uygarlığımızda, yoğunlaşmayı uygulamak çok daha zordur. Yoğunlaşmayı öğrenmede atılacak en önemli adım, kişinin okumadan, radyo dinlemeden, sigara ve içki içmeden yalnız kalabilmeyi öğrenebilmesidir bu beceri de sevme becerisi için bir koşuldur.
Yoğunlaşarak yapılan bir faaliyet kişiyi diri tutar (buna rağmen sonrasında doğal ve yararlı bir yorgunluk duyulur), buna karşın yoğunlaşmadan yapılan faaliyet kişinin uykusunu getirir, günün sonundaysa kişinin uyku- sunu kaçırır.