Müslüman, gayb‘ın armağanları ve imtihanları arasında, umut ve korku arasında durmadan ilerleyendir. Bedir, gaybın armağanının; uhut, gaybın imtihanının ağır bastığı model savaşlardır. Hendek’te ise Armağan ve imtihan tam bir dengededir.
Sabır, Müslümanın yüreğinde öyle bir ışık yakacaktır ki, o nereye dönse onu çevreleyen ve saran bu ışık halesi de o yana dönecek ve önünü aydınlatacaktır. Böylece, Müslüman, önünde yürüyen kader çizgisinin gerisini ve ilerisini bu ışıkla görecektir.
Müslüman, vücudunda bir kıyamet taşıyan, Ötenin sarsıntısını duymamış kişilere bir kıyamet aşılayan ve onları en şiddetli bir kıyametle sarsan bir kıyamet adamıdır.