"Milyonlarca insan hem fiziksel hem zihinsel hem de manevi olarak çürürken kimse bu kötü kokuyu almıyor; zira herkes kokuşmuş. Herkes kokuya karşı hissizleşti, ona alıştı. Bunun böyle olması gerektiğini düşünüyorlar."
"Halk kaderine terk edilmişti. Halk hiç kimsenin umurunda değil gibiydi. Sanki şöyle bir bir karar alınmıştı:
'Bildikleri gibi yaşasınlar. Memnunsalar ne mutlu onlara. Perişan ve kötü bir durumdaysalar dişlerini sıkıp sabırlı olsunlar.'
Halk her zaman ve her yerde zorluğa katlanmak durumunda bırakılmıştır. Zorluğa, sıkıntıya katlanmak ve yoksulluk, halk kitleleri için adeta bir görev haline gelmiştir."
" 'Hayattaki düzensizliklerin en önemli nedenlerinden biri, herkesin refaha kavuşmayı istemesi ancak hiç kimsenin hayatını düzene sokmak istememesidir.'
Herkes hayattan almak ister fakat kimse ona bir şey vermeyi düşünmez. "