“Markim, beni dinleyin ! Ne olur kulak verin isteğime ! Kocam yokluktan öldü. Çoğu açlıktan yoksulluktan ölüyor. Birçoğu da ölecek.”
“Ee, ne olmuş ? Onları doyuramam ki ?”
“Allan bilir efendim. Ben sizden bunu istemiyorum. İsteğim kocamın yerini belli edecek bir parça taş ya da tahta. Yoksa unutulup gidecek. Ben de aynı illetten ölüp gidince başka bir tümseğin altına gömüleceğim. Öyle çok tümsekler var ki bayım ! Öyle çok çoğalıyorlar ki ! Öyle çok yoksulluk var ki !”
“Onları yoksul bırakanın ne olduğunu duvarlara bakıp anlayabilirdiniz. Devlete giden vergi, kiliseye giden vergi, soylu beyefendilere giden vergi ve genel vergi.”