Kadının tarihteki yerini su yüzüne çıkarmaya çalışmıştı. Zor bir işti bu çünkü tarih her zaman savaşların galipleri tarafından yazılmıştı ve cinsiyet savaşlarının galipleri hep erkekler olmuştu. Dolayısıyla kadınlar, o da şanslılarsa, kendilerine yalnızca kenarlarda ve dipnotlarda yer bulmuştu.
Kitapları, müziği, filmleri, tiyatroyu, resmi, heykeli, hepsini bunlar kendilerine, asıl kimliklerine dönen köprüler olsun diye icat etmişler. Ama ne kadar yaklaşırlarsa yaklaşsınlar sonsuza dek uzaklar artık.