Ah şimdi bir ayağa kalksam, bana ait her şeyi boğulurcasına haykırabilsem. İsterse ardından sonum gelsin, bırak olsun! Ama bir an da olsa kendini çocukça, mavi gökyüzü gibi arınmış ve anlamsız hissetmek ne iyi olurdu.
Çevremdekiler üzerimdeki siyah, çıkmayan lekeleri görmeseler bile ben biliyorum ya, benim gibi bir suçlunun bu ardına kadar temiz yüzlerin arasında yeri yok.
Şimdi içim, sanki herkesin çekip gittiği, tek başına hasta yattığın, düşüncelerin net ve metalik tıkırtılarını çok açık biçimde işittiğin bir ev gibi sessiz ve boş.
Gülüşler farklı renklerde olur. Gülmek içinizdeki patlamanın sadece uzaktan gelen yankısıdır; belki kutlamaların renkli, kırmızı, lacivert, altın havai fişekleri gibidir, belki de insan bedeninin havaya uçan parçacıklarıdır...