Sıradan bir sene-i devriye tadında kutlanan yüzüncü yılımız yüreğimin ortasına taş gibi oturdu. Bütün bir seneye yayılan yüzlerce etkinlikle, devletin hem baba hem ana gibi sarıp sarmaladığı bir yüzüncü yılı hak etmemişiz demek ki. Kusuru kendimizde bulup utandım biraz. Yine de kişisel çabalara, heyecanlara tanık olmak yüreğime su serpti ya neyse. Elbet çıkarız işin içinden, nasıl olsa bize her yer Cumhuriyet.
Epeyce yeni yıla girdim sayılır, hiçbir şey olmuyor diye düşündüğüm zamanlardan çok şey olabilir dediğim zamanlara kadar, kendini hiç eksiltmeyen tek bir kelime kaldı elimde,umut.
Sonuçta ömrü hayatımızda göreceğimiz en zamlı yılı geride bırakıyoruz. Önümüzdeki sene bu yılın rekorunu kırar mıyız? Karamsar diyeceksiniz ama bu kafayla gidersek kırarız. Çünkü liyakatle ilgili en ufak bir iyileşme emaresi ufukta görünmüyor.
2024 yılında bizi gayet zamlı günler bekliyor.