Kapitalizm ulaştığı her yerde toplumun en zayıflarına bir bedel ödetiyor, zayıf daha da zayıflaşıyor, kendisini temsil etme gücü suça ve intihara itilerek elinden alınıyor.
Tüketim kültürüne râm olma ve geleneksel değerleri yitirmenin "boş benlikler" ürettiğini ileri süren yazar, maneviyat açlığının da sahte dini oluşumlarla doyurulmaya çalışıldığını belirtiyordu.
Hayatın kendisinden kaynaklanan dertleri ilaçlarla tedavi edemeyiz. Yoksulluğun, açlığın, evsizliğin, eşitsizliğin, politik ayrımcılığın verdiği hüznü ilaçlarla iyileştiremeyiz.