"fransızca mı?"
"evet."
"fransızca biliyor musun?" diye sordum mayışmış bir hâlde.
"biraz," derken dudaklarında tatlı bir gülücük oynaşıyordu.
"şarkıda ne söylüyor?"
"sanırım bir kadının kocasına olan aşkından bahsediyor."
"emin değil misin?"
"sana ne hissettiriyorsa onu anlattığını düşün. ben sözlerini anlamadığım şarkılar dinlemeyi severim. hissettirdikleri yalnızca bana özel kalır."