betül

betül
@berzede
“ve... bana gelince. yıllarca benim zırvalarımı çektin. oysa daha birinci günden bana çenemi kapamamı söyleyebilirdin. bunca yıldır artık mükemmel bir düzene soktuğumuz bu rutini sürdürmek zorunda değildin.” “senin benimle konuşmanın tek yolu buydu.” “ne demek istediğimi anlıyor musun? onların senden istediğini sandığın gibi hareket etmezsen insanların seni daha az seveceği düşüncesine nereden kapıldın hiç bilmiyorum.”
Reklam
batılıların her iyiliği, bizim kötülüğümüz demekti
benimle derse girmek istedi, kabul etmedim. "tatbikat... problem çözmek..." dedi galiba. istemedim. onu reddettim hiçbir neden göstermeden. sevinmiştir. ne kadar anlamsız sıkıntılar çekerse, bir gün başarısı o kadar anlam kazanır. eskiler, 'hocanın vurduğu yerde gül biter' derlermiş. siz de o zamandan beri çok ilerlediğimizi sanıyorsunuz.
“nasılsın, kelly? bilirsin, her konuda. nasılsın?” “iyiyim.” “yalan söylüyorsun.” güldü. “olabilir.” elini ensesine götürerek bana hüzne bulanmış bir gülümsemeyle baktı. “hâlâ nefes alabildiğime göre bunu başarı sayacağım.” kulağa çok basit gelebilirdi. ancak tuhaf bir şekilde son zamanlarda nefes almayı en zorlu işlerden biri olarak görüyordum.
"altıncılıkta benimle beraber olacaksın. yalnız olmayacağım. eğer başarısız olacaksam, en azından beraber olacağız." diye fısıldarken tuhaf bir his vücudumda dolanıyordu. sanki... sanki rahatlama gibi hissettiriyordu. kabullenme gibi. hayatımda hissettiğim en iyi ikinci şeydi. bu aptalı ve ailemi sevmekten sonraki ikinci şeydi.
Sayfa 458·Kitabı okudu
Reklam