Fatma Beşaltı

Fatma Beşaltı
@besaltifatma3
İnsanın en yakınlarının yüzünü bir bütün olarak canlandıramayacağını orada öğrendi. Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanamaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları; tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak.
Sayfa 27
Reklam
Evlilik aşkın mezarıdır," diyorlar. İnsanı yakan, bütün benliğini esir eden o benzersiz tutku, yani aşk, evlilikle son bulurmuş. Bunlar birinci sınıf aşk filozofları, yani ya tamamen budala ya da kocaman birer yalancı.
Sayfa 20
İlk defa göz göze gelmişlerdi; sanki birbirlerini hiç konuşmadan tanımış, gizli bir ilişki kurmuş gibilerdi, bir sırra ortak olmuşlardı. Sevdanın temelinde belki de bu vardı: seçilmiş olmak, ayrıştırılmış olmak. Diğer insanlardan ayrı olarak sana bakılması, senin benimsenmen, senin tercih edilmen ve bir sırrın ortağı olmak... İşte bu, sevdanın ilk adımı değil miydi?
Sayfa 16
Verilen görevleri harfiyen yerine getiren bir yapıya sahipti; sanki hayatı, bir çizgi üzerinde ilerleyen, her hamlesi önceden hesaplanmış kusursuz bir matematik problemiydi, sayılar arasında güvendeydi. Aşk, onun çözülemeyecek denkleminde bir bilinmeyendi ve o, bu denklemi çözmek için ne bir çaba sarf ediyor ne de bir merak taşıyordu içinde, sadece görmezden geliyor, varlığını yok sayıyordu.
Sayfa 14