Verilen görevleri harfiyen yerine getiren bir yapıya sahipti; sanki hayatı, bir çizgi üzerinde ilerleyen, her hamlesi önceden hesaplanmış kusursuz bir matematik problemiydi, sayılar arasında güvendeydi. Aşk, onun çözülemeyecek denkleminde bir bilinmeyendi ve o, bu denklemi çözmek için ne bir çaba sarf ediyor ne de bir merak taşıyordu içinde, sadece görmezden geliyor, varlığını yok sayıyordu.