İçim rahat gidiyordum, biliyordum ki ihaneti gören kuşağın torunları onlara emanet edilen değerleri gözleri gibi koruyacaklar. Cumhuriyetlerini çağdaş medeniyetlerin en itibarlısı yapmaya çalışacaklar ve ülkeleri işgal edilmedikçe asla savaşa bulaşmayacaklardır. Çünkü ben onlara çok önemli iki vasiyette bulunmuştum.
“YURTTA SULH, CİHANDA SULH”
“ HAYATTA EN HAKİKi MÜRŞİT İLİMDİR”
İtiraf ediyorum işte, ben ki bana inanan üç beş kişiyle birlikte hanedanlığa son verip, cumhuriyeti kurmayı başarmıştım, Makbule'yi idare etmeyi başaramadım. Bu konudaki beceriksizliğimi de sadece Nuri yüzüme vurmuş ve bana, "Yeni bir rejim kurmak müsrif bir kadını idare den vallahi daha kolaydır." demişti.
"Allah rüyamda bile bana bir savaş daha göstermesin, Salih," dedim sesimi azıcık yükselterek, "çünkü dünya üzerinde savaştan daha kötü bir şey yoktur!"