marginalia

marginalia
@bestedenbirseyler
Okuduklarım, altını çizdiklerim, içimde kalanlar…
Puan vermedi·120 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 22:50
Kitapta anlatılanlar münferit değil; aksine yıllardır üzeri örtülen, görmezden gelinen ve hatta kimi zaman bilinçli biçimde büyütülen bir yapının dışavurumu… Tarikat yurtlarının “barınma” adı altında nasıl ideolojik kadrolaşma alanlarına dönüştüğünü görmek için bu kitabı okumak yeterli. Özellikle yıllardır hizmet söylemiyle meşrulaştırılan ve kamusal alanda görünmez bir ayrıcalık zırhıyla hareket eden yapılar düşünüldüğünde meselenin ne kadar derin olduğu daha da netleşiyor. Bu yapılar birey yetiştirmez. Biat eden, sorgulamayan, düşünmeyen kitleler üretir. Ve bu yönüyle artık birer yurt değil, açıkça birer militan yetiştirme mekanizmasıdır. Nasıl bilerek ve isteyerek bu yapılara alan açıldığını o kadar güzel gözler önüne sermiş ki yazar. Bu noktada insanın aklına kaçınılmaz olarak geliyor bu düzen gerçekten denetlenemiyor mu, yoksa denetlenmek mi istenmiyor? Mağdur olan hep ama hep ÇOCUKLAR. Ama neredeyse sorumlular hiç değişmiyor? Vicdanı olan herkes için bir uyarı bu kitap. Çünkü bir ülkenin geleceği çocuklarını kimlere emanet ettiğinde saklıdır. Tam da bu yüzden bu mesele artık bireysel değil, doğrudan Cumhuriyet meselesidir. “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz.” – Mustafa Kemal Atatürk
Kimsesizler Cumhuriyetiİsmail Saymaz · İletişim Yayınları · 2018593 okunma
Reklam
10/10
·480 syf.··
2025 44. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 23:59
Gerçek anlamda mahvoldum… Köy Enstitüleri zaten benim için hep hem gurur hem acı kaynağı olmuştur… Bu ülkenin kaybettiği ama bir o kadar da gurur duyulası şeylerini düşünüyorum günlerdir. Biz bir zamanlar gerçekten çok güzel şeyler hayal etmişiz. Ve o hayallerin içinde tertemiz insanlar varmış... Topraklarımın ruhunu böyle anlatan kitaplara ne kadar ihtiyacımız varmış. Ahh içim keşkelerle dolu. Bige Güven Kızılay bu vatana yapılabilecek en güzel hizmetlerden birini bırakmış. Çünkü unuttuklarımızı hatırlatıyor; kaybettiklerimizi, kaybettirilenleri ve yine de içimizde bir yerlerde yaşayan o ışığı… Unutturulan bir hayali tekrar avucuma bıraktı sanki. “Bak, biz böyle şeylere inanmıştık” dedi bana. Ama çok kırgınım… Tarif edilemeyecek kadar kırgınım. Etkisinden çıkıp ne okuyacağımı bilmiyorum. Ellerim bomboş kaldı…
EmanetBige Güven Kızılay · Hayy Kitap · 2021962 okunma
7/10
·248 syf.··
2025 40. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 01:25
“Söyleme Bilmesin”lerden sonra çoook büyük bir merak ve istekle okudum. Kitap boyunca öyle kocaman kocaman olaylar olmadı belki ama insanların küçük hayatlarının ne kadar derin olabileceğini hissettirdi gerçekten. Şermin Yaşar yine gündelik hayatın içindeki küçücük ayrıntılardan koca bir dünya kurmuş. Okurken sanki yan taraftaki apartmanda yaşayan insanları izliyormuşum gibi hissettim diyebilirim… Amaaa Selime Teyze yüzünden açıklayamadığım bir eksiklik kaldı. En çok da onu merak ediyordum halbuki. Şimdi hikayenin sonundaki binbir ihtimali düşünmek zorunda kalacağım…
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2025 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 00:32
Ah ya. Suat Derviş’i daha önce tanıdığımı sanıyormuşum. Meğer onunla ilgili bildiklerim sadece hayatının kenarından geçen birkaç cümleden ibaretmiş. Osman Balcıgil’in anlatısı yüzünü yıllardır göremediğim bir kadının kapısını aralamak gibi geldi bana… Suat’ın kadınlığı… Onun yazarlığını biliyordum, siyasi duruşunu da. Ama bir kadın olarak taşıdığı yükleri, kırgınlıklarını, kendine has o inceliğini ilk kez bu kadar net gördüm. Sanki güçlü olmayı mecburen öğrenmiş biri gibi. Ne kadar yara aldıysa o kadar yazmış ve ne kadar susturulduysa o kadar ısrar etmiş… İlişkilerinde de, mesleğinde de, toplumla kurduğu gerilimde de hep aynı şeyi hissettim: Var olma hakkı için mücadele eden bir kadın. İşte bu da beni beklediğimden fazla etkiledi. Şimdi muhtemelen arka arkaya Suat Derviş okuyacağım…
İpek SabahlıkOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20173,188 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 20:42
Not: Bu kitaba günümüz diliyle bir inceleme yapmaya gönlüm el vermedi. Kendi lisanına uygun bir inceleme yazmak istedim. Malum eserin diziye yansımış şekliyle aramızda bir tanışıklık mevcuttur; lâkin kitabın sahifelerinde karşıma çıkan aile o gördüklerimden büsbütün farklı idi. Ali Rıza Bey, ne yazık ki beklediğim vakar ve dirayetten pek uzaktır. Kendi döneminin tabiriyle söylersem: zayıf mizaclı, iradesi gevşek, hâdiselerin önünde sürüklenen bir zat-ı muhteremdir. Aile reisliğinin icabını yerine getiremeyen, evlâtlarının istikametini tayin edemeyen bir babadır. Hâlbuki kalbinde biraz metanet, sesinde biraz hüküm bulunsaydı ailenin dalları birer birer kopmazdı. Reşat Nuri’nin kaleminde her şey incelikle örülmüş; kelimeler dönemin ahlâk buhranını öyle zarif bir sükûnetle anlatıyor ki insan kızmakla acımak arasında kalıyor… Netice itibariyle Ali Rıza Bey o çöküşün baş mimarı değilse bile, en sessiz tanığıdır…
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636bin okunma
Reklam