Kimsesizler Cumhuriyeti

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.590
Gösterim
Adı:
Kimsesizler Cumhuriyeti
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750525131
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“Diyarbakır'ın Karaağaç Köyü Kuran Kursu'nda can veren altı çocuk; tarikat şeyhleri tarafından kutsanmış ‘imansız' bir piyasanın ve bu kuralsız piyasada bozdurulmuş kör bir inancın kurbanlarıydı. Karaağaçlı çocukları; anayasasında yazıldığı üzere demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olması beklenen Türkiye Cumhuriyeti'nin diğer kimsesizleri izledi: Konya Taşkent'te doğalgaz patlamasında yiten on sekiz ve Adana Aladağ'da köze dönmüş on iki kız çocuğu, Karaman'da tecavüze uğrayan on erkek çocuk, Kütahya'da bir kolunu kıyma makinesinde bırakan on iki yaşındaki Nurettin ve Adıyaman'da bir ortaokul pansiyonunda ırzına geçilen erkek çocuklar...”

12 Eylül'den itibaren uygulanmaya başlanıp AKP iktidarlarında tamamlanan neo-liberal ekonomik politikalar sonucu Türkiye'de yoksulluk ve yoksunluk, tarikat ve cemaatlerin istismar alanına dönüştü.

İsmail Saymaz, tarikat ve cemaatlere terk edilen eğitim alanındaki ihmalleri, kamu görevlilerinin dinî gruplara yol vermesini ve nihayet yoksul aile çocuklarının dramını gözler önüne seriyor.

Kimsesizler Cumhuriyeti, tarikatların “endişelerini” gidermek için kaçak eğitim kurumu açmanın ve bu kuruluşlarda çalışmanın suç olmaktan çıkarılmasının sonuçlarına ışık tutuyor. Ölen, sakat kalan, cinsel saldırılarla hayatları kararan bu çocukları kader kurbanı ilan eden zihniyetin somut suç ortaklığını gösteriyor.
120 syf.
·2 günde·10/10
Son 60 yılın, sözüm ona mütedeyyin kesimini kapsamlı şekilde anlatan, bu kesimin en kolay sığınak olan din olgusunu hangi şekillerde kullandığını tüm hatlarıyla açmış bir eser. Aladağ, Ensar Vakfı, Adıyaman'daki iki farklı dava ve Diyarbakır'da meydana gelen yurt olaylarıyla ve kimlerin nasıl, neleri "yuttuğunu" ve sonra bu yutulanların nasıl "tükürüldüğünü" yazmış usta haberci.

DP döneminde bir nebze özgürleşen tarikat ve cemaatlerin son 20 yıllık bantta nelere yol açtıklarını, neleri hamuduyla götürdüklerini ve geleceğimizi, eğitim sistemimizi kimlere nasıl emanet etmiş olmayı zannettiğimizi vurgulamış.

İstatistikler, raporlar ve ifadeler şunu gösteriyor ki fukara ailenin biricik evladı bir hiç uğruna gençliğinin taze dallarını açamadan katlediliyor ya da ömrü, naif psikolojisi hunharca mahvediliyor.

Derinden sarsmış bir alıntı iletmek istiyorum:
"S: Devlet size sahip çıktı mı?
C:Hiçbir şey görmedim devletten."

Devletin hiçbir şey göster(e)memesinin evvelinde, olayların evveliyatı da şüphe uyandırıyor, lakin her üst kademe "kulağının üzerine yattığı" için tablo giderek rezil bir hale bürünüyor.

Kitabın sonuna nakşettiği cümleleri, 94 yıllık koca çınarı yıkmayacak cinsten:
""Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün dediği gibi, 'Şeyhler, dervişler, müritler mensuplar memleketi' değil, 'kimsesizlerin kimsesi' olmalıdır."

Bir kimsesize kimse olabilmek umuduyla...
120 syf.
·Beğendi·10/10
mükemmel ötesi bir araştırmacı gazetecilik örneği Süleymancı ve ensar vakfı yurtlarında meydana gelmez akıl almaz olayların(adını zikretmek bile utanç verici bir olay) dava süreçleri,devletin olayların üstünü örtbas etme çabaları,madur ailelerin hukuk ve adalet karşısında yıldırımlı,baskı altında tehditle alınan ifadeler ve daha neler neler.Kokuşmuş bir dünyada kokuşmuş bir adalet düzeninde utanç verici bu olayları duydukça içim sızladı.Eğitimcilerin,ailelerin kısacası herkesin okuması bu kokuşmuş düzene bir dur demesi gerek.
120 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu kitapta devletin vatandaşını nasıl tarikatların, dincilerin, şeyhlerin kucağına bıraktığını, ülkede korkunç bir denetim aksaklığı olduğunu göreceksiniz. Yakın yıllarda gerçekleşen Ensar vakfı olayı, Aladağ yurt yangını ve buna benzer bir kaç olayın iç yüzünü okuyacaksınız. Tarikatların, cemaatlerin etrafımızı, devletin açtığı boşluklardan yararlanarak ve dini kullanarak nasıl sardığın açık yüreklilikle dile getiren Gazeteci İsmail Saymaz'a teşekkür ediyorum. Önemli olayları çok çabuk unutulan, unutturulan güzel ülkemde bu ve benzeri kitapların sık sık okunması gerekiyor diye düşünüyorum.
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Türkiye'de denetlenmeyen,devlet tanımayan tarikat lağımlarının (çocuk tecavüzcülerinin ve istismarcılarının) yediği haltları akıcı ve aydınlatıcı bir dille ele alan;bu ülkede yaşayan vicdanı olan herkesin okuması gereken bir çalışma.Kitabın girişindeki şiir:
...Kızlarım,
oğullarım var gelecekte,
her biri vazgeçilmez cihan parçası
kaç bin yıllık hasretimin koncası
gözlerinden
gözlerinden öperim
bir umudum sende
anlıyor musun?
-Ahmed ARİF
120 syf.
·4 günde·7/10
Su-i misal emsal teşkil etmez ancak kurallara ve mevzuata uymanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermesi bakımından çarpıcı bir eserdir.
120 syf.
·1 günde·10/10
Tarikat/Cemaat denilen yapının ülkemizde nasıl acı sonuçlara yol açtığını hepimiz biliyoruz. İslam’ı kullanarak beyinlere giren bu ağ ülke insanımızı maalesef karanlığa sürüklüyor. Bu kitapta cemaat/tarikatın eline düşen zavallı çocuklarımızın başına gelenleri ve onlara bunu yapanların cezalandırılmadığını okuyacaksınız. Göz yaşlarımı tutamadım.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Merhaba kitapsever dostlar,

İsmail Saymaz'ın bu kitabı kendisinin her zaman ki gibi tam bir araştırmacı gazeteci olduğunun ispatıdır.
Geçmiş yıllarda ülkemizin kanayan yarası din istismarından başlayarak devletin sahip çıkması gereken çocuklarımızın nasıl cemaatlerin aracılığı ile insanlıktan nasibini almamışların eline düştüğünün tespitleri ile dolu bu kitap.
Ne yazık ki bazen okuduklarım o kadar ağır geldi ki vicdanıma, insanlığıma ben utandım yapılanlardan ve ara vermek zorunda kaldım okumaya.

BU KİTABI OKUYUNCA NEDEN TEKKE VE ZAVİYELERİN KAPATILDIĞINI DAHA İYİ ANLIYOR İNSAN.

DEVLETİN HİMAYESİNDE CEMAATLERİN NASIL İMPARATORLUK HALİNE GELDİĞİNİ KANITLARI İLE GÖRDÜM.

ÇOCUKLARIMIZA GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM.
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Okunması gereken bir kitap ama sinirlerinizin bozulmasını göze alıyorsanız okumaya başlayın... Çünkü kitabın son cümlesini okuyup kapağı kapattığınız da muhtemelen söyleyeceğiniz cümle “Allah topunuzun belasını versin” olacak... Tek kelimeyle yazık o küçücük çocuklara genç beyinlere yazık!!!
120 syf.
·2 günde·9/10
Kitaba yüksek puan verdim evet ama bende bıraktığı his çok kötü oldu.
Kitapta son yıllarda çokca açılan cemaat yurtlarından ve oradaki olumsuz şartlardan bahsediliyor. Üstelik de tüm anlatılanlar mahkeme kayıtları, bilir kişi raporlarıyla desteklenmekte. Konu çocuklarımız olduğu için kötü hissettim okurken. Hele son sayfalardaki taciz tecavüz olaylarını midem bulanarak okudum.
Bilmediğimiz şeylerden mi bahsediyor, hayır. Unutmamak için , detayları topluca görmek için okumalı mı , evet .
120 syf.
·1 günde
Kitabı okuduğum sıra insanlığımdan utandım. Adamın anlattığı şeyler gün yüzüne çıkan pislikler. Ya gün yüzüne çıkmayan, çıkamayan pislikler ne olacak? Orasından, burasından olaylara dahil olan insanlar, başlarını yastıklarına koydukları zaman, nasıl bi pisliğe bulaştıklarını düşünmeden uyuyabiliyorlar mı gerçekten?
Adam kayırmacılık, yapılan işteki liyakatsizlik, pişkinlik, umursamazlık vb.
Liste uzar gider...
Biz ne zaman bir şeyleri hakkıyla yapmayı,( benim partiden,benim gruptan, benim cemaatten, benim davadan demeden) işi ehline vermeyi, gerçeklerin ardından gitmeyi öğreneceğiz?
Yazık.. Çok yazık.
Keyif vermeyecek okumak fakat, okunmalı!
120 syf.
·7 günde·10/10
Zaman zaman haberlerde karşımıza çıkan, bazen siyasetçiler tarafından üstü örtülen, bakanın "bir kereden bişey olmaz" dediği olayların ayrıntılarını, eğitimde cemaatlere yapılan yardımları, gerekli denetimlerin yapılmaması, ihmalleri bulabileceğimiz bir kitap.
Bilinçlenmek için, gelecek nesilleri bu tür sapıklardan korumak için okunması gereken kitaplardan biri.
120 syf.
·Beğendi·10/10
İsmail Saymaz ,araştırmacı gazeteci. Okuduğum ikinci kitabı.
Türkiye'de İşid ve Kimsesizler Cumhuriyeti .He ikisi de araştırma kitabı. Konuları güncel.Yer Türkiye.
Kimsesizler Cumhuriyeti eserinin son cümlesi kitabın özeti-ana fikri: Türkiye Cumhuriyeti ,Atatürk'ün dediği gibi " Şeyhler ,dervişler ,müritler ,mensuplar memleketi" değil, "kimsesizlerin kimsesi"olmalıdır.
Dindar sözcüğü yoksulluk, ihmal,istismar ve tecavüz denilen insanlık ayıpları ile bir araya gelince dünyanın en kokuşmuş kelimesi oluyor. Nereden mi biliyorum? Kitabı okuyun daha fazlasını bulacaksın.Tabi gerçeklerle yüzleşmeye yüreğiniz varsa?
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün dediği gibi, "Şeyhler, dervişler, müritler mensuplar memleketi" değil, "kimsesizlerin kimsesi" olmalıdır.
"-Allah ile kul arasında kendilerine rant alanı yaratmışlar. Aracısız tek din olan İslam'da bu kadar çok paralı aracı olur mu?"
Dernek ve vakıflara ait yurtların çoğu dini gruplar tarafından işletiliyor. Eğitimde dini yoğunlaşmanın iki gerekçesinden biri , ekonomik gelir; diğeri de örgütlenme olanağı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kimsesizler Cumhuriyeti
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750525131
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“Diyarbakır'ın Karaağaç Köyü Kuran Kursu'nda can veren altı çocuk; tarikat şeyhleri tarafından kutsanmış ‘imansız' bir piyasanın ve bu kuralsız piyasada bozdurulmuş kör bir inancın kurbanlarıydı. Karaağaçlı çocukları; anayasasında yazıldığı üzere demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olması beklenen Türkiye Cumhuriyeti'nin diğer kimsesizleri izledi: Konya Taşkent'te doğalgaz patlamasında yiten on sekiz ve Adana Aladağ'da köze dönmüş on iki kız çocuğu, Karaman'da tecavüze uğrayan on erkek çocuk, Kütahya'da bir kolunu kıyma makinesinde bırakan on iki yaşındaki Nurettin ve Adıyaman'da bir ortaokul pansiyonunda ırzına geçilen erkek çocuklar...”

12 Eylül'den itibaren uygulanmaya başlanıp AKP iktidarlarında tamamlanan neo-liberal ekonomik politikalar sonucu Türkiye'de yoksulluk ve yoksunluk, tarikat ve cemaatlerin istismar alanına dönüştü.

İsmail Saymaz, tarikat ve cemaatlere terk edilen eğitim alanındaki ihmalleri, kamu görevlilerinin dinî gruplara yol vermesini ve nihayet yoksul aile çocuklarının dramını gözler önüne seriyor.

Kimsesizler Cumhuriyeti, tarikatların “endişelerini” gidermek için kaçak eğitim kurumu açmanın ve bu kuruluşlarda çalışmanın suç olmaktan çıkarılmasının sonuçlarına ışık tutuyor. Ölen, sakat kalan, cinsel saldırılarla hayatları kararan bu çocukları kader kurbanı ilan eden zihniyetin somut suç ortaklığını gösteriyor.

Kitabı okuyanlar 201 okur

  • YUSUF YEŞİLKAYA
  • Ferhat Şen
  • Baturay Kaya
  • Aynur Mehmelet
  • Peyami Altunsuyu
  • Samet
  • Uslanmaz bir isyankâr
  • Emin Hacıyev
  • Erdem Teo
  • Abdullah karakuş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%65.6 (42)
9
%18.8 (12)
8
%6.3 (4)
7
%6.3 (4)
6
%1.6 (1)
5
%1.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0