Kimsesizler Cumhuriyeti

·
Okunma
·
Beğeni
·
377
Gösterim
Adı:
Kimsesizler Cumhuriyeti
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750525131
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“Diyarbakır'ın Karaağaç Köyü Kuran Kursu'nda can veren altı çocuk; tarikat şeyhleri tarafından kutsanmış ‘imansız' bir piyasanın ve bu kuralsız piyasada bozdurulmuş kör bir inancın kurbanlarıydı. Karaağaçlı çocukları; anayasasında yazıldığı üzere demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olması beklenen Türkiye Cumhuriyeti'nin diğer kimsesizleri izledi: Konya Taşkent'te doğalgaz patlamasında yiten on sekiz ve Adana Aladağ'da köze dönmüş on iki kız çocuğu, Karaman'da tecavüze uğrayan on erkek çocuk, Kütahya'da bir kolunu kıyma makinesinde bırakan on iki yaşındaki Nurettin ve Adıyaman'da bir ortaokul pansiyonunda ırzına geçilen erkek çocuklar...”

12 Eylül'den itibaren uygulanmaya başlanıp AKP iktidarlarında tamamlanan neo-liberal ekonomik politikalar sonucu Türkiye'de yoksulluk ve yoksunluk, tarikat ve cemaatlerin istismar alanına dönüştü.

İsmail Saymaz, tarikat ve cemaatlere terk edilen eğitim alanındaki ihmalleri, kamu görevlilerinin dinî gruplara yol vermesini ve nihayet yoksul aile çocuklarının dramını gözler önüne seriyor.

Kimsesizler Cumhuriyeti, tarikatların “endişelerini” gidermek için kaçak eğitim kurumu açmanın ve bu kuruluşlarda çalışmanın suç olmaktan çıkarılmasının sonuçlarına ışık tutuyor. Ölen, sakat kalan, cinsel saldırılarla hayatları kararan bu çocukları kader kurbanı ilan eden zihniyetin somut suç ortaklığını gösteriyor.
mükemmel ötesi bir araştırmacı gazetecilik örneği Süleymancı ve ensar vakfı yurtlarında meydana gelmez akıl almaz olayların(adını zikretmek bile utanç verici bir olay) dava süreçleri,devletin olayların üstünü örtbas etme çabaları,madur ailelerin hukuk ve adalet karşısında yıldırımlı,baskı altında tehditle alınan ifadeler ve daha neler neler.Kokuşmuş bir dünyada kokuşmuş bir adalet düzeninde utanç verici bu olayları duydukça içim sızladı.Eğitimcilerin,ailelerin kısacası herkesin okuması bu kokuşmuş düzene bir dur demesi gerek.
Merhaba kitapsever dostlar,

İsmail Saymaz'ın bu kitabı kendisinin her zaman ki gibi tam bir araştırmacı gazeteci olduğunun ispatıdır.
Geçmiş yıllarda ülkemizin kanayan yarası din istismarından başlayarak devletin sahip çıkması gereken çocuklarımızın nasıl cemaatlerin aracılığı ile insanlıktan nasibini almamışların eline düştüğünün tespitleri ile dolu bu kitap.
Ne yazık ki bazen okuduklarım o kadar ağır geldi ki vicdanıma, insanlığıma ben utandım yapılanlardan ve ara vermek zorunda kaldım okumaya.

BU KİTABI OKUYUNCA NEDEN TEKKE VE ZAVİYELERİN KAPATILDIĞINI DAHA İYİ ANLIYOR İNSAN.

DEVLETİN HİMAYESİNDE CEMAATLERİN NASIL İMPARATORLUK HALİNE GELDİĞİNİ KANITLARI İLE GÖRDÜM.

ÇOCUKLARIMIZA GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM.
Bu kitapta devletin vatandaşını nasıl tarikatların, dincilerin, şeyhlerin kucağına bıraktığını, ülkede korkunç bir denetim aksaklığı olduğunu göreceksiniz. Yakın yıllarda gerçekleşen Ensar vakfı olayı, Aladağ yurt yangını ve buna benzer bir kaç olayın iç yüzünü okuyacaksınız. Tarikatların, cemaatlerin etrafımızı, devletin açtığı boşluklardan yararlanarak ve dini kullanarak nasıl sardığın açık yüreklilikle dile getiren Gazeteci İsmail Saymaz'a teşekkür ediyorum. Önemli olayları çok çabuk unutulan, unutturulan güzel ülkemde bu ve benzeri kitapların sık sık okunması gerekiyor diye düşünüyorum.
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün dediği gibi, "Şeyhler, dervişler, müritler mensuplar memleketi" değil, "kimsesizlerin kimsesi" olmalıdır.
"-Allah ile kul arasında kendilerine rant alanı yaratmışlar. Aracısız tek din olan İslam'da bu kadar çok paralı aracı olur mu?"
Bu bakımdan, Ermenek’te 18 işçinin yeraltında 16.000 ton çamur içinde can vermesi ile Ensar Vakfı’nın yurdunda on çocuğunun tecavüze uğraması, bir neden-sonuç ilişkisi içinde birbirine bağlanıyor. Yeraltında insan onuruna aykın koşullarda çalıştırılan bir babanın, çocuklarını okutabilmesi için Ensar Vakfı’na göndermekten başka bir yolu yoktur. Yahut Aladag’da çalıştığı maden ocağı kapatılan baba, para talep etmeyen Süleymancı yurdunu tercih etmekle, esasen hata etmemiş, koşulların zorunlu kıldığı bir karar vermiştir. O baba, çocuğunu yurda göndermeye mecburdur.
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün dediği gibi, “Şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi” değil, “kimsesizlerin kimsesi” olmalıdır.
Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Manisa’da katıldığı açılışta, “Ensar Vakfı’nın insanlığa ve ülkemize hizmet ettiğine şahitlik ediyoruz,” dedi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu “Buna bir kere rastlanmış olması, hizmetleriyle ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz,” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Aileden sorumlu bakan da zaten birilerinin önüne yatmış vaziyette, o da konuşmuyor,” deyince kıyamet koptu. Ensar Vakfı’nı savunamayan AKP’liler Ramazanoglu’nun namusuna saldırıldığını iddia etti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kimsesizler Cumhuriyeti
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750525131
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“Diyarbakır'ın Karaağaç Köyü Kuran Kursu'nda can veren altı çocuk; tarikat şeyhleri tarafından kutsanmış ‘imansız' bir piyasanın ve bu kuralsız piyasada bozdurulmuş kör bir inancın kurbanlarıydı. Karaağaçlı çocukları; anayasasında yazıldığı üzere demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olması beklenen Türkiye Cumhuriyeti'nin diğer kimsesizleri izledi: Konya Taşkent'te doğalgaz patlamasında yiten on sekiz ve Adana Aladağ'da köze dönmüş on iki kız çocuğu, Karaman'da tecavüze uğrayan on erkek çocuk, Kütahya'da bir kolunu kıyma makinesinde bırakan on iki yaşındaki Nurettin ve Adıyaman'da bir ortaokul pansiyonunda ırzına geçilen erkek çocuklar...”

12 Eylül'den itibaren uygulanmaya başlanıp AKP iktidarlarında tamamlanan neo-liberal ekonomik politikalar sonucu Türkiye'de yoksulluk ve yoksunluk, tarikat ve cemaatlerin istismar alanına dönüştü.

İsmail Saymaz, tarikat ve cemaatlere terk edilen eğitim alanındaki ihmalleri, kamu görevlilerinin dinî gruplara yol vermesini ve nihayet yoksul aile çocuklarının dramını gözler önüne seriyor.

Kimsesizler Cumhuriyeti, tarikatların “endişelerini” gidermek için kaçak eğitim kurumu açmanın ve bu kuruluşlarda çalışmanın suç olmaktan çıkarılmasının sonuçlarına ışık tutuyor. Ölen, sakat kalan, cinsel saldırılarla hayatları kararan bu çocukları kader kurbanı ilan eden zihniyetin somut suç ortaklığını gösteriyor.

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • yücelözmen
  • Kadir Temel
  • Hasan Yıldırım
  • TC Nesli-Han Özbay
  • Dilek
  • seher
  • Okan Yılmaz
  • Gulistan
  • Hasan
  • Serkan Öztürk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%58.3 (7)
9
%16.7 (2)
8
%16.7 (2)
7
%8.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0