Daisy Miller

Henry James
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir papatya gibi masum ,doğal,kırılgan Daisyin hikayesi
Puan vermedi·142 syf.··
2026 47. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 14:58
Yazar kökeni: Amerikan edebiyatı Romanın havası: İsviçre otelleri, Roma gezileri, aristokrat salonları Taşıdığı duygu: özgürlük arzusu, yargılanma korkusu, kırılgan masumiyet Daisy Miller : 'Hiçbir beyefendinin bana emir vermesine veya yaptıklarıma karışmasına izin vermedim.' Bu cümle, Daisy'nin bütün karakterini tek başına özetliyor aslında. Daisy Miller , erkek otoritesini ve toplumun kadınlar üzerindeki görünmez baskısını reddeden bir kız. Onun bu özgürlüğü doğasının bir parçası sonradan öğrenilmiş değil ,doğuştan gelen bir özellik . Daisy, Viktorya dönemi kadın-erkek ilişkilerinin o görünmez katı kurallarına hiç uymuyor. Bu nedenle kadınlar ona gıcık oluyor.. Ben Daisy'yi okurken onu yargılamaktan çok, biraz hüzünle baktım. Çünkü O kendi gibi kalmaya çalıştıkça, toplum onu daha sert dışarı itiyor. Daisy toplumun kolayca yapıştırdığı gibi hafifmeşrep değil . O sadece kendisi ve yaşayabilmesi için öyle kalması gerekiyor . Özetle bana kalırsa Daisy, yanlış zamanda, yanlış yerde doğmuş bir kız...
Edebiyat
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma
9/10
·152 syf.··
2021 82. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2021 02:22
Henry James'ten okuduğum ilk kitap. Tam bir İngiliz edebiyatı. Kısacık ve inanılmaz akıp gidiyor. Bir oturuşta okunabilir. İletişim baskısını tercih etmenizi öneririm. Yazarın kendi önsözüyle ve Carol Ohmann'ın doyurucu sonsözüyle çok keyif aldım. Jane Austen gibi İngiliz edebiyatı okumaktan hoşlanıyorsanız tavsiye ederim.
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma
Daisy Miller ile Kendimizin Farkında Olmak
10/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2020 00:40
Kısa bir sürede okunabilir bir kitap. Kitabı okurken ( bir erkek olarak ) ana karakterin yaptıklarına sinir olmuyor değilim ;ama kendime şu soruyu soruyorum. Kitaptaki ana karakter (Kadın:Daisy Miller) ya erkek olsaydı ve onun çapkınlık ya da flört hikayelerini dinliyor olsaydık tutumum gene aynı olur muydu? Ve araya toplumsal sınıfları sokup o erkeği asi olarak tanıtarak devam etsek. Bence bambaşka bir yapıt ortaya çıkardı :)ve tutumum aynı olmazdı. Bu yüzden kitap bana bir ayna tutuyor :) Kadın ve erkek eşitliğini savunduğunu düşünüyorsun ve bu kitabı okuyup kadına sinirleniyorsun. Ne kadar da kendimle çelişen düşünceler içerisindeyim. Kitap anlatmak istediği ile ve anlattığı dil ile çok basit aynı ana karakter gibi ve bana göre kitabı güzel yapanda bu :) Bir konuyu ne kadar basit ve anlaşılır bir şekilde anlatıyorsak bence iyi bir yazar ya da anlatıcıyız demektir. Bu yüzden kitabı beğendim.
1000Kitap
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma
6/10
·141 syf.··
2018 102. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2018 20:49
Amerikalı güzel kız olan Daisy Miller'in annesi ve erkek kardeşi ile yapmış olduğu Avrupa yolculuğu anlatılmakta. Asıl konu aşırı dikkat çeken güzelliği ve Avrupa kültürünün hal ve hareketlerindeki rahatlığı yüzünden çevreden tepki çekmesi şeklinde. Bu gezi sırasında Amerika'da yaşamış bir genç ile karşılaşarak kendisine deliler gibi aşık etmesi ve farklı yöntemlerle Daisy'nin karşılık vermemesi şeklinde ilerliyor. Kitap zamanında kızlara kötü örnek oluyor diye yasaklanmış bile. Kitapta 19. Yüzyıldaki sınıf ayrımına da arka planda yer verilmiş. Günümüzde normal karşılaştığımız durumların o zamanda şiddetle zengin-fakir uçurumunu gösteriyor. Herkese iyi okumalar.
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma
8/10
·142 syf.·
2026 36. kitabı
Döneminin -1878 yılında yayımlanmış- ses getiren eserlerinden Daisy Miller. 1877'de Roma'da bir arkadaşının kendisine anlattığı hikâyeden yola çıkarak hayat veriyor Daisy Miller'a, Henry James ve bu sebeple çokça eleştiriye maruz kalıyor. Çünkü Daisy Miller, 'toplum normlarına uymayan Amerikalı bir genç kız' ve Amerikalı kızların yaşamını kötü etkileyebileceği (!) dile getiriliyor. İsviçre'nin Vevey kasabasını tatlı tatlı betimleyerek açılıyor hikâye. Mekanı gözümüzde iyice canlandırmamızı sağlıyor Henry James ve hemen sonrasında Frederick Winterbourne ile tanıştırıyor bizi, yine oradayız -öyle canlı. Frederick ve Daisy'nin kaçınılmaz tanışmasına doğru çeviriyoruz sayfaları. Annesi, erkek kardeşi Randolph ve yardımcıları Eugenio ile Avrupa seyahatinde Daisy Miller -asıl adı Annie P. Miller. Daisy; yaşamayı seven, hayattan zevk alan, her anını dolu dolu geçirmek isteyen, pek tabi sosyal, neşeli bir genç kız. Şimdiden bakınca -ki aynı ideolojinin uzantılarını yaşamıyor değiliz- normal bir hayat yaşadığını düşündüğümüz Daisy, hiç de iyi düşüncelerle karşılaşmıyor ve fakat ne istediğini bilen biri olarak yoluna devam ediyor. Bu noktada hikâyesi Vevey'den Roma'ya uzanıyor; Frederick'ten Giovanelli'ye ve dönemin büyük sıkıntısı sıtmaya. Akıp giden sayfalarla, benim okumaktan zevk aldığım kişi ve mekan betimlemeleriyle, toplum normlarına(!) verdiği selamla kısacık ve satır aralarını okuyucunun doldurduğu bir klasik Daisy Miller.
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma
7/10
·142 syf.··
2025 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 00:00
Daisy Miller, ilk bakışta Avrupa’da geçen sade bir aşk hikâyesi gibi görünür. Ama aslında o kadar katmanlıdır ki, sayfaları çevirdikçe bir toplumun ahlak anlayışını, bireyin özgürlüğe karşı verdiği sessiz savaşını, “nezaket” denen görünmez zindanı sorgularken bulursun kendini. Daisy, Amerika’dan Avrupa’ya gelen genç, güzel, özgür ruhlu bir kızdır. Davranışlarıyla, gülüşüyle, konuşma biçimiyle çevresindekileri şaşırtır — çünkü o dönem Avrupa’sında bir kadının bu kadar açık, doğal ve “kural tanımaz” olması hoş karşılanmaz. Oysa Daisy sadece doğaldır; kimseye zarar vermez, kimseyi kandırmaz. Ama toplumun gözünde “fazla cesur”, “fazla serbest” bir kadındır. Henry James, Daisy’nin çevresindekiler tarafından yargılanışını öyle incelikle anlatır ki, hikâye boyunca asıl trajedinin ahlakçılıkta gizli olduğunu fark edersin. İnsanların "saygınlık" uğruna merhameti nasıl kaybettiklerini, dedikodunun bir insanın kaderini nasıl çizebildiğini gösterir. Ve Winterbourne... Onun gözünden okuruz Daisy’yi. Winterbourne hem ona hayrandır hem de ondan korkar; onu anlamak ister ama kendi önyargılarının zincirini de kıramaz. İşte romanın hüznü burada: Daisy’yi toplum öldürmez, onu anlayamayan, sevdiğini söyleyemeyen bir adam öldürür sanki. Daisy’nin ölümü, sadece bir bireyin çöküşü değildir; masumiyetin, özgürlüğün, samimiyetin ölümü gibidir. Henry James o sahnede hiç bağırmaz — ama sessizliğiyle içini deler insanın. Ve kitap bittiğinde, senin içinde Daisy’nin beyaz elbisesiyle yürüdüğü o görüntü kalır. Saflıkla, yanlış anlaşılmayla, yalnızlıkla örülü bir siluet... “Belki de Daisy hiçbir zaman gerçekten anlaşılamadı. Çünkü o, kuralların değil kalbin dilini konuşuyordu.”
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma
Amerikalı Özgürlüğüne Düşkün Bir Genç Kadın: Daisy Miller
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 81. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2020 11:53
Daisy Miller, Henry James'in çok okunan ve sevilen novellalarından biri. James çok üretken bir yazardı. Yirmi romanı, kısa hikâyeleri, oyunları, eleştirileri, seyahat kitapları ve özyaşam öyküsü de yazmış olan James modern romanın gelişimine katkıda bulunmuş önemli yazarlardan biridir. Daisy Miller, maddi durumu iyi Amerikalı güzel ve saf bir genç kızın Vevey'de Winterbourne isimli genç bir erkekle tanışmasıyla başlar. Winterbourne, Daisy Miller'dan çok etkilendiği hâlde onu oldukça naif bulur. Genç erkeklerle vakitsiz gezmelere çıkan, annesini ve hizmetkârlarını dinlemeyen uçarı birisidir Daisy. Winterbourne daha sonra İtalya'da Daisy Miller ile tekrar buluşur fakat Daisy İtalyan bir gençle gezip tozmakta Winterbourne'e imalı sözlerde bulunmaktadır. Winterbourne'un tanıdığı aristokrat geçinen kadın ve Winterbourne, Daisy'ye yaptığının çok yanlış olduğunu, gece gündüz demeden gençlerle gezmesinin yakışık almayacağım, hoş karşılanmayacağını söylemelerine Daisy bildiğinden şaşmamaktadır. Hastalık kalacağı söylentilerine aldırmayan Daisy nihayetinde hastalanır ve ölür. Winterbourne eski yaşantısını devam eder. Daisy Miller şaşırtıcı bir novella. Kitabın başında bir aşk yaşanacağı izlenimi doğuyor ama gerçekleşmiyor. Winterbourne çok etkilendiği Daisy'nin peşinden gitmiyor, ısrar etmiyor. Daisy'nin Winterbourne'e aşık olduğu yolunda bir izlenim edinilse de bu da tam anlamıyla gerçek olmuyor. Daisy Winterbourne'e onun peşinden koşmadığını, kendi "işlerinin" peşinden gittiğini ima ediyor. Gerek sonu gerekse olayların gelişimi açısından sıra dışı denilebilecek bir novella Daisy Miller. Bugünden bakıldığında novellanın konu itibariyle sıradan olduğu düşünülebilir fakat aldığı tepkilerle Amerika'da dahi yayımlanma şansı bulamayan bir kitaptır Daisy Miller. İlk önce
Edebiyat
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Henry James, bir görgü komedisi olarak açar sahneyi Daisy Miller'ında. Derinlerden bir ilhamla, bir esriklik fırtınasıyla yaratır eserini ve bu görgü komedisi buz dağının görünen kısmına dönüşüverir çevrilen her sayfada. Toplumsal baskı ve kısıtlamalardan ibaret Jamesyan atmosferde kendine özgürlük alanı yaratmaya ant içen bir kadın yükselir cümlelerin arasından: Lisa Johnson'ın deyimiyle "kovboy feminist" bir Amerikan kahramanı. Düşünce ve eylemlerinde özgür, kurallarını kendi yaratan bu kovboy feminist, Amerikan edebiyatından kadının objeden süjeye dönüşümünün de simgesidir. Cesur ve "iyi" bir kahraman olarak Daisy Miller'ı, başta âşığı Winterbourne olmak üzere içinde bulunduğu topluluğun tüm üyeleri patriyarkal bir ikili değerlendirme sistemine tabii tutup ona "kötü" ve "vahşi" etiketlerini layık görür. Masum, edilgen ve evcimen olmayı, yani "gerçek kadınlık kültü"nü, "safi yanlış" olduğunun altını çizen şiddetli kahkahası yerle yeksan eder. Daisy sokağa çıkar, geceyi her ne pahasına olursa olsun geri almak için dışarı atar kendini. İstediği yerleri görmezse ölecek, Kolezyum'u ay ışığında seyretmezse nefes alamayacak bir flanözdür. Maskülen bir motif olarak yürüme eylemini ve dış mekanın eril tahakkümünü inatla ve öfkeli neşesiyle tersine çevirir. Kendisine bir insan değil, erkek arzu ve cinselliğinin ürünü bir kategori olarak değerlendiren Winterbourne'a veryansın eder. Patriyarkanın hem kadın hem erkek temsilcilerine meydan okur, "ahlaksız" damgasını gururla taşır. Düzenin onu gizlemek için verdiği güneşliği erotik bir jest makinesine dönüştürür. Geleneksel dişil alanların değil, doğanın bir parçası olduğunu her hücresi ile savunur durur. Ve James bize meselenin bir Avrupa-Amerika zıtlıklar komedisinin çok ötesinde olduğunu her harfiyle bir kez daha gösterir.
Edebiyat
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma
2/10
·152 syf.··
2021 205. kitabı
Son derece sıkıcı! Romandaki esas kızın akıbetini önceden üflemek eserin zaten olmayan heyecanını öldürmüş! İngiliz Edebiyatı oldum olası sıkıcı gelir zaten! Yazar ABD’li ve sonra İngiliz vatandaşı oluyor. Okumayan bir şey kaybetmez ancak alanla ilgili araştırma yapanlar buyursun…
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma
6/10
·152 syf.·
2021 27. kitabı
. Henry James'in novella tarzında yazdığı, bir zamanlar ABD'de kızlara kötü örnek olacağı düşüncesiyle yasaklanan bizi İsviçre'den İtalya'ya sürükleyen kısa zamanda okunan akıcı bir eser. . Daisy Miller adlı kızımızın ailesiyle çıktığı gezide, güzelliği, neşesiyle etrafındaki insanların dikkatini çektiği gibi Amerikalı Winterbourne adlı gencimizin de ilgisini çekiyor. Aşk romanı gibi başlıyor ama o şekilde ilerlemiyor. Daisy, birçok erkekle flört ettiği için, bulunduğu yerdeki halk tarafından kınanmaya başlıyor. Daisy halkın kınamasını takmayarak, özgür bir kız olduğunu söyleyerek yoluna devam ediyor. Kalbi yalnızlıkla çarpan Daisy, etrafını kalabalık tutabilmek adına başvuruyor bu yola bence. Gel gör ki haketmediği bir son ile karşılaşıyor.
Daisy MillerHenry James · İletişim Yayıncılık · 20211,476 okunma

Yazar Hakkında

Henry JamesYazar · 34 kitap
1843'te New York'ta doğdu. Babası dönemin önde gelen dinbilimci ve filozoflarındandı; ağabeyi William da tanınmış bir filozoftu. New York'ta başladığı eğitimine Londra, Paris ve Cenevre'de devam etti. 1862'de Harvard'da Hukuk Fakültesi'ne girdi. 1865'ten itibaren dergi ve gazetelerde kısa hikayeler yazmaya başladı. 1875'te bir seneliğine Paris'e taşındı, burada Flaubert, Turgenyev ve dönemin ünlü yazarlarıyla tanıştı. Ertesi yıl Londra'ya geçti, 1915'te İngiliz vatandaşı oldu ve 1916'da öldü. Kısa hikayeler, oyunlar, eleştiriler, seyahat kitapları ve özyaşam öyküsü dışında yirmi roman yazdı. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında edebiyat eleştirileri, romanlar ve kısa hikâyeleri ile ünlendi. Ana tema olarak insan bilincini işleyen James, hayatın çoğunu Avrupa'da geçirdikten sonra, ölümünden kısa bir süre önce İngiliz vatandaşı oldu. Psikoloji biliminin kurucularından sayılan William James'in kardeşidir. The Ambassadors, Daisy Miller, The Turn of the Screw ve Portrait of a Lady gibi klasik eserleri bulunmaktadır. Eserlerinden Bir Kadının Portresi'nin sinema uyarlamasında ünlü aktrist Nicole Kidman başrolü oynamıştır. Romanlarında çoğunlukla kadına ve kadınların iç dünyalarına göndermelerde bulunmuştur. Eserlerinde resim kullanmayı sevmez.