Felsefik anlamda bunca zıtlık barındıran bir dünyada stabil kalabilmek oldukça zordur. Belli bir görüşü savunmak ve peşinden gidebilmek için umursamazlık ve görmezden gelmeye ihtiyacımız vardır. Zira bunlar olmadan ne bir fikri sonuna kadar savunmak ne de düz bir yolda yürüyebilmek mümkündür. Peki düz bir yolda yürümek gerek midir? Bir elektron gibi karmaşık hareketler yaparak bir hayat sürmek mi doğrudur? Yoksa hücre sitoplazmasında peşine taktığı molekülleri, büyük bir kararlılıkla olması gereken yere götüren bir motor protein gibi mi bir hayat sürmek doğrudur?