BestReader

"İleri oğlum," diye bağırdı adeta, ileri. Çok öğren, çok oku. Öğren, öğrenmeyenlerin mantığını da. Kuran'da bir söz var: 'Küllü yamellu şakiliyetihi.' Herkes derecesine göre iş yapar. Aklını hakim kıl oğlum kurtul ıstıraptan."
Sayfa 339
Reklam
İki gündür bahçede toprağın üzerinde kımıldanmadan kitap okuyorum. Kolumu kaldıracak halim yok. Cemilanım'daki kiracının çocuğu keman çalıyor. İlk geldiğim sene yeni başlamıştı kemana: do, re, mi, fa, sol, şimdi Çaykovski. O bu yıllar içinde bir iş yaptı demek. Ben ne yaptım, peki? Yıllarım balıksız bir deniz gibi boş aktı ve akmakta. Ne için yaşıyorum? Bahçede annemin kasımpatları açmış renk renk. Seyrediyorum onları iki gündür. Kasımpatlarını seyretmek Ömer Rıza'nın tercümesi bir roman okumak ve komşunun kemanını dinlemek için yaşamak kafi mi?
Sayfa 492
Öğrenip bildireyim diye bir sürü iş havale etmişsin. Hiçbirini yapmayacağım. Yeni bir şey öğrenmek istemiyorum. Sen öğren ve bildirme bana Ben bugünlerde haberle değil ümitle yaşamaya mecburum.
Sayfa 491
Sana dehşetli ihtiyacım var. Bugünlerde çıksan bana ne büyük iyilik edersin. Şimdi bir mektubun daha geldi, Oturdum, okudum bir güzel ağladım. Ben artık ağlıyorum. Senelerdir ağlamadan acı çekmeyi öğrenmiştim. Şimdi ağlıyorum yine, bilmem neden? Beni ağlar görünce Leyla'da ağladı. Anlaştık işte ana kız: beraber ağlıyoruz.
Sayfa 490
Ve artık ayının ilk günlerinde, Petrişçevo'da Vereiya şehri dolaylarında, kar gibi mavi bir gökyüzünün üzerinde Alamanlar 18 yaşında bir kızı astılar. 18 yaşında kızlar belki nişanlanır astılar onu. Moskova'dandı. Genç komünistti, partizandı. Sevdi, anladı, inandı ve geçti harekete. İpin ucunda ince uzun boynundan sallanan çocuk bütün azametiyle insandı. Çevirir gibi yapraklarını "Harp ve Sulh" romanının Dolaştı karlı karanlıkta bir genç kızın elleri.
Sayfa 456