Kalabalıkların içinde yürürken insanın zihnine sis çöküyor kimi zaman. Yüzler değişiyor, sözler değişiyor, niyetler bulanıklaşıyor. Kimin haklı, kimin dürüst, neyin gerçek olduğunu seçmek zorlaşıyor.
İşte tam o anlarda, içimde yorgun bir çocuk gibi dönüp geldiğim bir liman var.
Dünyayı benden daha sakin okuyan, karanlıkta elime bir fener tutuşturur gibi yol gösteren… Hayatın sert yerlerini avuçlarının içinde yumuşatıp önüme koyan…
Ben kendimi kaybettiğimi sandığımda, içimdeki beni bulup çıkaran.
Her şeyi yeniden öğretmeye sabrı yeten biri.
İnsanlardan değil aslında;
gürültülerinden kaçıyorum.
Maskelerinden, değişen yüzlerinden, yarım kalan cümlelerinden…
Ve yorulan ruhum, göç eden bir kuş gibi hep aynı dala konuyor..