Bugün toplum denen bu makinenin bizi sağa sola, yukarı aşağıya sarsıp duran kolları, insanlık gelişiminin doruğuna ulaşınca daha iyi işlemez mi; tarih hatalarını daha mükemmel bir sezgiyle telafi etmez mi, diye düşünebiliriz. Oysa böylesine bir bütünlüğü kim öngörebilir, hatta kim olabilirliğine inanabilir ki?
Doğa, görmekle mutluluğa kavuşacak olana her zaman, “Gör!” demez veya birinin “Nerede?” diye feryat ederek sorduğu soruya, saklambaç yıpratıcı bir hal almadan “Burada!” diye yanıt vermez.
“Askeri başarının sırrı hareketliliktir.” derdi Teg. “Kalelerin içine, gezegenin tamamı kaleye dönüştürülmüş olsa bile bir kalenin içine çakılıp kalmak tehlikelidir.”