Ne zaman döner insan özüne?
Ne zaman susarsa
başkalarının sesi içinde büyüttüğü kendini,
ve ilk defa
kendi kalp atışını duyarsa içinden.
Ne zaman yavaşlarsa,
koşmaktan nasır tutmuş ruhunu
bir çocuğun avucuna bırakır gibi
yumuşacık tutarsa.
Ne zaman aynaya bakıp
“iyi misin?” diye sorarsa gerçekten,
cevabı makyajsız, filtresiz,
bahane üretmeden dinlerse.
Ne zaman kırıldığı yeri saklamayı bırakırsa,
oraya bir pencere açarsa
ve rüzgâr girerse içeri —
acıtarak ama temizleyerek.
Ne zaman vazgeçerse
herkese yetmeye çalışmaktan,
bir tek kendine yetişmeyi seçerse.
Ne zaman affederse
en çok da kendini,
geç kaldığı yılları
ve susarak büyüttüğü cümleleri.
İşte o zaman —
insan eve dönmüş gibi olur.
Gürültü diner.
Omuzlar iner.
Ve kalbin içinde
küçük bir ses fısıldar:
“Hoş geldin.” 🌿