Betül

Betül
@betyydir
—Sen artık yıldız görebiliyor musun inci? —Bizim göğümüzün bir tek gündüzü var. —Senin göğünde akşam oluyor mu?
Uzay çölü
24 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Derinden bir düşkırıklığı benimkisi
Gelecekten beklediği nelerse onları kafada keyfince şekillendirip sonra onlara uymayan durumlarla karşılaşınca hayalleri yıkılan kimselerden değilim. Güvendiğim dağlara kar yağmış falan değil. Derinden bir düşkırıklığı benimkisi. Geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin Hızır olmadığını anladığım zaman kırılıyorum. Böylece kırılan bir düş haline dönüştüğümü görüyorum. Evet, bizzat kendim bir düşkırıklığıyım, kırık bir rüyayım ben. Ve hepimiz öyleyiz. İsmet Özel
Reklam
(…) bilmem bu kaçıncı kez hasretimi yaktığım boyun büküp melül, mahzun baktığım acıları yıkadığım göz yaşlarımla... ihanetler kuyusu bu kuyu ahhh! Züleyha biliyorum inmemeliydim bu kadar derine güvenmemeliydim insan oğluna bu kadar kervan geçmez, kuş uçmaz bir kıyıda... (…) Nuri Can
Şiir
Yaktım sana dair isteklerimi
şemsiye taşımak istemiyorum ıslanmak daha güzelmiş yitik kalbini arayan bir şairin gözyaşlarıyla yaktım sana dair isteklerimi tutunmayacağım bulutlarına avuçlamayacak yıldızlarını gökkuşağına dokunmayacağım ben bir samanyolu bedevisiyim artık. Nurullah Genç
Şiir
Kırık Pusula
kaybolan benliğim bir kirişe gömülü bulundu kalıplar arasına sıkışmış şehirlerin isyanıydım oysa ben kanım kesilip iliklerim donduğu zaman tenimi kavurdu eksik demirlerin çilesi acı bir kayıp hikâyesi bu kırılmış insanın pusulası yalnız ağır bir koku tarif ediyor insanlığın yurdunu keskin, dayanılması zor bir koku gerisi ötesiz bir coğrafya çıplak ovalar, hırçın dağlar, yıkık şehirler çekilmiş nehirler vatan diye bedenime sarılışım itiraf ediyorum korkudandı cılız, sessiz bir korkudan beynimde harçlanan fikirleri döşeyemedim sitelerin yapısına çürük bariyerlerle çevrilmişti bahçeleri ne bir portakal kokusu ne bir çocuk sesi evlerin kenarlarında yalnız donmuş çiçekler solmuş bir dağ menekşesi, ölü bir gül delik bir semaver, yırtık bir hortum kırık bir salıncak buydu sarsıntıdan onlara kalan ancak İlhan Kurt
Şiir
Beni Yakışına
O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı? Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı. Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum, Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı. Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi. Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı. Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut. Bülbülün küllerine konan puhum da yandı. Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile. Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı. Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım, Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı. Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme. Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı. Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı. Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin, Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı. İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı. Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı. O'ndan başka ne varsa yandı, Yandık sen ve ben. O'nu göreyim diye,kıblegâhım da yandı. •Nurullah Genç
Şiir
Reklam