Dili bakımından bir tık yorucu, bazı kelimelerin şuanki karşılıklarına açıp bakmak gerekebilir ama benim elimdeki kitap sahaf kitabı olduğundan, kitabın önceki okuru sağolsun bu kelimelerin şuanki karşılıklarını gayet güzel minik notlarla açıklamış. Kitabı okurken adeta yaşadım; bir film gibi sahneler gözümde canlandı. Yazar, bunu çok güzel bir şekilde okura vermiş. Kitabı hafif bir şok ile bitirdim, ilerledikçe ‘’vay anasını’’ gibi tepkiler kaçınılmaz oldu. Sonunun böyle bitmesini istemezdik tabiki ama herşey de iyi biterse hüznü nereden öğreneceğiz, deneyimleyeceğiz? Acımak da bir yetenekmiş ve bu yeteneğe gerçekten sahip olmak şansmış…
Konusu bakımından ilk defa böyle bir kitap okudum. Beni aşırı etkilediğini düşünüyorum, öyle ki bu kitabı okurken, sık sık babamı arayıp sesini duyma ihtiyacı hissettim. Malesef; rahmetli anneannemi de aynı hastalıktan
kaybettiğimiz, kitapta yakınen bildiğim, yaşadığım bir süreç anlatıldığı için bende bıraktığı etki çok büyük oldu. Dil, üslup konusunda bir eleştirim yok, bence gayet akıcı, anlaşılır bir kitap. Sadece kitabın sonlarına doğru nedense biraz sıkılır gibi oldum. Kolay okunabilir, insanı yormayan ama büyük etki bırakan bir kitap. Girişte dediğim gibi, konusu bakımından beni çok etkiledi. Başarılı bir yapıt.
Ölüler de bizden daha fazla, diye düşünüyorum… Ve her ne kadar yer kaplamasalar da başka odalara yerleşirler, başka zamanların görünmez kapılarından geçerler ve o sırada yollarımız bir anlığına kesişir.