Çoğu insan, bilgisayarın ve arabaların nasıl çalıştığını bile beynin nasıl çalıştığından daha iyi biliyor. Eşyalarımıza zarar gelmesin diye onları tanıyıp kullanım kılavuzlarına uygun davranmamıza rağmen kendimize bu kadar yabancı olmamız da günümüz dünyasının ironisi olsa gerek.
Kalbe her an ruhtan, melekten, şeytandan ve nefsten çeşitli fikirler gelir. Bu fikirlere bazen iyi ve kötü arkadaşların telkinleri de eklenir. Bunca seçenek arasında kalp eğer akla uyup İslamiyet’i seçerse dünya ve ahiret kurtuluşuna erer. Yok eğer nefsin arzularına kapılırsa da hem dünyasını hem de ahiretini heba eder.
Sen güzel bir kitap okurken hem gözün, beynin ve dil zekân devrededir hem de ruhun beslenmektedir. Zararlı bir video seyrederken de hem gözün ve beynin çalışır hem de kalbin kararır. Maddi alemde bir şeyler oluyor diye manevi alem boş kalır sanma.
Kolay ulaşılan yemekler, her tarafımızı saran ekranlar, yetişkinler için oyunlar, ruhun gıdası diye pazarlanan ama aslında nefsin gıdası olan müzikler; nefsin masum görünen hileleridir.