Yaşamın anlamını sorgulamak veya keşfetmek için insanın her şeyi bilmesi gerekmez. sadece kendi değerlerini bulması ve bu değerler ile uyumlu yaşaması gerekir.
Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan adlı kitabını okumaya başladım. Okurken beni en çok sıkan şey, Ömer karakterinin sürekli bir içsel hesaplaşma içinde olmasıydı. Macide’ye duyduğu yoğun sevgiyi arkadaşlarının yanında görmezden gelmesi, beni oldukça bunaltmıştı. Bir süre kitabı bırakmıştım; sonunu merak ettiğim için tekrar elime aldım ve okuduğumda gördüm ki, bu eser ne mutlu bir son ne de tamamen mutsuz bir son sunuyor. Aslında anlatmak istediği, insanın içindeki “şeytanın” bizi hangi noktalara sürükleyebileceği üzerine.
Kitabı okurken herhangi bir cümleyi özellikle altını çizmek istemedim; çünkü sıkıldığım için derinlemesine not alma motivasyonum olmadı. Ancak kitabın ana teması ve karakterlerin psikolojik derinliği oldukça etkileyici.
Daha fazla spoi vermek istemiyorum keyifli okumalar..
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
“Ne olursa olsun,bunu yapmamalıyım!” diyordu.Onun böyle aciz,belki de bana muhtaç olduğu bir zamanda bu darbeyi vurmak… Fakat ne darbesi ?Ne muhtaçı?Yanına gittiğim zaman yüzü buruşan o.. Beni bir tek söze layık bulmayan benden uzaklaştığını ilk ortaya vuran da o.. Hayır…Bunlara kızmıyorum… Fakat ne diye bu haksızlığı yapıyor ?