Kadınlar çoğu zaman o anki ruh halleri yüzünden -bu ister bir iş, bir sevgili, zaman ya da yaratıcı çalışmalar olsun- ne istediklerini bilmediklerini söylerler.
...
Eğer yoldan çok da uzak değilsek, sadece zaman bile, bizi düşmeye, adım atmaya ya da dalmaya ihtiyaç duyduğumuz kıyıya götürecektir.
İnsan, bağışlayıp bağışlamadığını nasıl bilir? Olay karşısında öfke duymak yerine kederlenmek, o kişiye kızmak yerine onun için üzülmek eğiliminde olursunuz.
.....
Bir şey beklemezsiniz. Bir şey istemezsiniz. Bileğinize dolanıp sizi oradan oraya sürükleyen bir kement yoktur. Gitmekte özgürsünüzdür. "Bundan böyle hep mutlu yaşadılar" ile sonlanmasa da bu günden itibaren sizi illaki bekleyen taptaze bir "bir varmış bir yokmuş" duygusuna kapılırsınız.
Umut etmek için bir şeyler olmalıdır. Ve umudun yitirilmesinin ardında genellikle öfke vardır; kızgınlığın ardında acı; acının ardında ise bazen yakın zamanlarda yaşanmış ama çoğunlukla uzun süre önce meydana gelmiş şu ya da bu türden bir eziyet yatar.