Sonra hızlı hızlı konuşmaya başladı, yüzüne kan hücum etti: Ben bir kürek mahkumuyum, bir oruspuyum. Sizse bir beyefendi, bir prenssiniz. Ne diye benim yüzümden kendini aşağılatıp kirleteceksin? Sen git, prenseslerle düşüp kalk. Bana gelince, vizitem kırk rubledir!
İnsanlar sırf kendileri için yaşıyorlardı. Tanrı, iyilik filan gibi ne söylüyorsa hepsi yalandan ibaretti. Onun için, Katyuşa artık işin derinini pek düşünmüyordu. Canı mı sıkıldı, bir sigara yakıp bir kadeh votka içiyor, ya da biraz sevişiyor, sonra herşeyi unutuyordu.
Henüz hiç bir kadına temas etmediği, evleninceye kadar da temas etmeyeceğini söylediği sıralarda, yakınları: Acaba bu çocukta bir hastalık mı var? diye kaygılanıyordu.