Yaşlı bir dayının körpe yeğenine tutulmasından ibaret, gizli kalmış, gizlenmesi gerek ve gizliliği doğal olan bir gönül faciası! Mezarıma götüreceğim bir sır...
Radyoya doğru ilerledi, düğmesini çevirdi. Sümüklüböceklerin ziraate zararları hakkında bir konferansın sonuydu. Nezleli bir ses sıkıntıdan kurtulmuşçasına ilave etti:
" Sevgili dinleyicilerim! Hepiniz şen ve esen kalın!"
Tren düdükleri özgürcesine daha tiz ötüyor, yukarıdaki meyhanelerle lokantalardan çalgı sesleri daha yakından yankılanıyor, hava ciğer tavası kokuyordu.
"Sıkmayın canınızı, gözyaşları kadere yardım edemez."
Hayatınızda acılarınızı, mutluluklarınızı yaşam koşullarınızı, hayallerinizi, çabalarınızı ve daha birçok duygunuzu paylaştığınız bir mektup arkadaşınız var. Birbirinizin iyiliğini düşünüp birbiriniz için endişelendiğiniz... Ve bir gün mektuplarınız sizi acımasızca eleştiren vehir gören insanların eline geçse... Bundan dolayı da hayatınız bir nebze değişse işe gitmeye utanır olsanız, insanlara karşı kendinizi mahçup hissetseniz ?
Uzaktan akraba olan orta yaşlarındaki Devuşkin ile yirmili yaşlarındaki Varvara Alekseyevna'nın birbirlerine yazmış olduğu mektuplar.. Dostoyevski'nin ilk romanı olan "insancıklar" toplum olayların, yokluğun, acımasızlığın verdiği hüznü görüyoruz. Samimi bir dille birbirlerine destek amaçlı yazdıkları mektupları okurken zavallı insanlar adını taşıyan bu kitapta umudu, çabaya insanların birbirine iyi gelmleri adına gösterdikleri merhamete tanık oluyoruz.