Socrates yazıyla ilgili olarak şunları söylüyor:
Sizin bu icadınız, bunu öğrenenlerin zihninde unutkanlık yaratacak; kendi iç becerilerini kullanarak değil de, yazarak dışarıdan gelen yabancı sembollerin yardımıyla hatırlayacaklarına güvendiklerinden, hafızalarını ihmal etmelerine neden olacak.
Öncelikle seküler okullar, dini metinleri merkez almaz ve bütün bilgi birikimine eşit bir değer verir. İkincisi, din adamlarının yürüttüğü özel bir yönetimleri yoktur: Eğitim devletin iş verdiği, ahlaki özelliklerinden çok entelektüel özelliklerine göre seçilmiş kamu görevlileri olan öğretmenler eliyle yürütülür.
Hebb'in çizdiği çerçeveye göre, korkunun kökeninde genelde algıya içkin olan beyinsel faaliyetlerin kesilmesi vardı. Korku ve beraberinde gözlenen fiziksel tepkiler, beyinsel dengeyi yeniden kurmaya yönelik süreçler (örneğin; korkuya sebep olan nesneden kaçmak) sebebiyle öteki duygulardan ayrılıyordu.