Sürüye karşı gelmek ondan ayrılmak gibi bir şeydir ve bundan dolayı bu davranıştan ürkerek kaçınılır. Ancak sürü her yeniliği, alışılmamışı reddeder. Sürü içgüdüsü birincil, parçalara ayrıştırılamayan bir şeydir.
Temelinde her din kapsadığı inananları açısından aslında herkesi aynı şekilde kucaklayan bir sevgi dinidir ve herkes kendisiyle aynı tarafta olmayanlara zalimliğe ve hoşgörüsüzlüğe daha açık ve yatkındır.
Kitle, katiyen efendisiz yaşayamayan itaatkâr bir sürüdür. İtaat etmeye öyle susamıştır ki, kendini efendisi ilan eden herkese içgüdüsel olarak tabi olur.
Ayrıca, insan örgütlenmiş bir kitleye salt aidiyet nedeniyle uygarlık merdiveninin bir yığın basamağından aşağılara iner. Kendi başına yalıtılmış halde belki eğitimli bir bireyken, kitle içerisinde bir barbara,yani kısacası dürtüleriyle hareket eden bir varlığa dönüşür. O, ilkel varlıkların kendiliğindenliğine, şiddetine, vahşiliğine ve de heyecanı ile kahramanlığına sahiptir.