Bir an neredeyse gözlerimden yaşlar getirecek bir keder sarıyordu ki içimi, gururla silkindim: Ruhumu açacağım kişileri kitaptaki dünyada yaşayan gölgeler arasından seçecektim.
-Orhan Pamuk
Uçurtma Avcısı'nda olduğu gibi ağlayıp ağlamayacağımı merak etmiştim, tam beş yerinde ağlattı beni. Kaç kez gözlerimin dolduğunu sayamadım bile...
Ek olarak ufacık değinmek istediğim bir konu var: Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş'in kıyaslandığını çok duymuşumdur. Bu -bana göre- çok yanlış.. Uçurtma Avcısı'nda iki erkeğin hayatından bahsedilirken burada iki kadın söz konusu. Anlayacağınız, bakış açıları bile farklı. :) İki kitap da benim için hep en özel yerde kalacak..
Okurken kanım çekildi, bazen dudağımı ısırarak bazen de tırnak kenarlarımı soyarak okudum.. Jack, senden ne kadar iğrendiysem; Grace, iradene ve gücüne o kadar hayran kaldım. Ödümü koparsa da harika bir kitaptı benim için. Muhteşem bir kurgu, muhteşem bir zeka!