Ne kadar şiddetli olursa olsun musibetlerin de bir sonu vardır. Hiçbir musibet hayat boyu sürmez. Sıkıntılar ne kadar artar ve şiddetlenirse, ferahlık, kolaylık ve huzur da o kadar yaklaşır. Allah'ın yardımı ve ihsanı, sıkıntının zirvesinde ulaşır. Bilindiği gibi aydınlık da karanlığın doruk noktasından sonra gelir.
Başın iyice dara düşünce bekle ferahın;
Ne kadar sıkışırsan bil ki ferah o kadar yakın.
Kişi, istidadının, ciddiyetinin ve Allah'ın ikramının ölçüsünde ilme nâil olur. Hiçbir makama ve mevkiye isteksiz, ciddiyetsiz ve gayretsiz ulaşılamaz. Şair şöyle der:
Ey her şeyde yücelmeyi uman.
Umduğuna ulaşamazsın çalışmadan.
Bahçeleri ve sakinlerini görüp gözlerini faydalandırmak istersen, kitaplar Firdevs cennetleridir. İçindekiler sonsuzluk meyveleridir; dilediğini her vakit toplarsın. Ruha gıdadır, insan onlardan asla doymaz ve ruh da onları terk etmek istemez. Şayet zaman, onların meyvelerini toplamaya fırsat vermezse bile, o tükenmeyen meyvelerden koparmaktan geri durma. Bırak aklın bu gıdadan istifade etsin.