Umut, kazanması kolay ama ayakta tutması güç bir histir. Bir damla su dahi umudun yeşerip şaha kalkmasına sebep olabilirken günleri gecelere katan zaman acımasızca terk edilmiş kurak bir toprağa sürükler umudu, ihtiyacı olan o bir damla suyun toprağa düşmediği her saniye. Önce soldurur o toprakta sonra çürütür ve sonunda orada hiç var olmamış gibi toprağa karıştırır. Bu döngü toprağa düşen her su damlasıyla tekrar eder kendini alay eder gibi, ta ki toprak küsüp tozuna karışan suyla umudu yeşertmek yerine çamurlaşana kadar.
İnsanın ruhundaki kayıp önce gözlerdeki ışığı söndürüp karanlıkta bırakır, sonra o ışığın yerine bir ateş yakardı. O ateş gözlerinden ruhuna sirayet ettikçe güçlenir, insanı tüketir ve ruhu dumanıyla zehirlrdi.