Yaradılışımız gereği her şeyi kendimizle ve kendimizi de her şeyle kıyasladığımız için, her türlü mutluluk ve kederi, kendi bütünselliğimizi oluşturan nesnelerde buluyoruz, işte bu durumda en tehlikeli şey yalnızlıktır.
Bir zamanların o ıhlamur ağacının altında duruyordum işte; çocukluğumda, gezintilerimin hem hedefi hem sınırıydı bu ağaç. Ne kadar da farklı! Mutlu bir bilgisizlik içinde olduğum o günlerde, özlemlerle dolu devingen gönlümü doldurmak ve doyurmak üzere, yüreğimin gıdasını ve esenliğini bolca bulmayı umduğum bilinmez bir dünyanın özlemini çekerdim. Şimdiyse o engin dünyadan geri dönmüştüm - ah, dostum, ne çok gerçekleşmemiş umut, ne çok bozguna uğramış tasarıyla dönmüşüm buraya!
Ayrıca yüreğimi değil, aklımı ve yeteneklerimi beğeniyor, oysa her şeyin kaynağı yürektir: tüm gücün, tüm mutluluğun, tüm kederin. Ah, benim bildiklerimi herkes bilebilir - ama yüreğimdir yalnızca bana ait olan.