zoyalaibooks

zoyalaibooks
@bgcslk
Zaman aktı, rüzgâr kuvvetlendi, fırtınaya dönüştü. Gece geride kalıyordu. İşte böyle diye sayıkladım kalbime. Geride kalır. Karanlık çekilir. Zaman akar. Kelimeler sözlere dönüşüp gizlenen anlamlarını bulur. Yanacak olan tutuşur, külleri savrulur. Oluk oluk akar su ama bir kıyıya vurur, dalga kırılır. Kıyametler kopar okyanuslarda sonra çarşaf çarşaf serilir durulur. Yaşamda hiçbir şey var olduğu hâlinde kalmaz. Tohumlar filizlenir. Çocuklar büyür. Alevler söner. Yalanlar eskir. Etrafına dolanan kollar kesilir atılır. O büyüyen fidan ağaç olur, gölgesinde dinlenilir. Odun olur, ateşinde ısınılır. Kül olur, unutulur. Hiçbir his sonsuza kadar onu hissettiğin ilk andaki gibi kalmaz. Kalbimizi kırıp döken o duygular da en başında kalbimizi attıranlar değil miydi?
Sayfa 476·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Ateşten gözünü alamıyorsun ama yanmayı da göze alamıyorsun.
Sayfa 456·Kitabı okudu
Daha önce hiç her şeyini ezbere bildiğim bir yabancıyla karşılaşmamıştım.
Sayfa 449·Kitabı okudu
Bu diyar çok felakete şahit olmuştu ama gözlerini üzerime diken gökyüzü, ilk kez en iyi duyguların nasıl yanıp kül olduğunu seyrediyordu.
Sayfa 374·Kitabı okudu
Alıntı
Ağlayarak başımı kaldırdım ve üzerime doğru akan sonsuz mavilikle göz göze geldim. Hep gökyüzüne kaçmıştım. Şimdi gökyüzü tarafından bile yalnız bırakılmıştım.
Sayfa 373·Kitabı okudu
Reklam