Geçmişimle geleceğimi karşılaştırıyorum, fakat ikisini de mükemmel buluyorum. Birini diğerinden üstün görmüyorum, yalnızca beni bu kadar kayıran yazgımın adaletsizliğini eleştirmeden edemiyorum.
En iyisi her şeyi kabullenmek, kendinizi ileriye fırlatılmış hissetseniz bile ağır bir kitle gibi davranmak, diğer insanlara yalvaran gözlerle bakmak, pişmanlık duymamak; kısacası yaşamdan kalmış ne varsa kendi elinizle ezmek, yani o son mezar sessizliğini artırmak ve onun dışındaki hiçbir şeye yaşam şansı vermemek.