Ümit duygusunda gizli bir psikoloji yasası vardır: Beklentisi olan insanın karşısına farklı fırsatlar çıkar. 'Şanslı' diye bilinen kişilerin en ufak detayları fark etmeleri ve bunlara büyük bir ümitle bağlanmaları sonucunda başarılı olduklarını söyleyebiliriz.
Eğer bir insanda aşırı korumacılık varsa bunun altında özgüven eksikliği yatar. Korumacı yaklaşım, sorunları çözümsüz hale getirir ve sorumluluk alma ihtimalini azaltır.
Gönüllü itaat sevgiye, gönülsüz itaat korkuya dayalıdır. İstemeden sunulan itaatte, korku nesnesi ortadan kalktığında bağlılık da biter. Söze uymayı sağlayan asıl unsur sevgidir.
Sihir, fal gibi işlerle uğraşanlar, kendilerine müracaat edenlere düğümlenmiş bir ip ya da muska verir, "git, bunu denize at veya toprağa göm. Ondan sonra hiç arkana bakmadan gel. Eğer arkana bakarsan büyü bozulur" derler. Böylece bilinçaltı mekanizmasını kullanarak kişinin attığı ya da gömdüğü şeyi beyninde gömmesini sağlarlar. İnsan zihnine " Ben sihri gömdüm ve ondan gelecek zarardan kurtuldum" diye kayıt düşer. Hz. Muhammed'in "SÖZ BÜYÜDÜR" ifadesi, en güzel şekilde gerçekloğini bulmaktadır.
Yani insanın ideal mutluluğu, ölümden sonrayı da göz önüne alarak sevgisini yönetmesinde yatar. Bu durumda kişi gelecek kaygısını gidermiş ve ölüm korkusunu yenmiş olur. Böylece sonsuz mutluluğa ulaşır.